21 Haziran 2026 Pazar

Yürek Tınısı

 Sustuğum Mevsimler Geçip Gitti... 
Ben Hala Aynı Yerdeyim, 
Suskunluğumun Asma Katında, 
Yalnızlığın Avlusunda... 
Dudaklarımı Kilitleyip, 
Kelimelere Kayboluşları Yüklüyorum... 
Gelmek İsterken Vedalaşıyor, 
Konuşmak İsterken Çığlık Çığlığa Susuyorum... 

Benim Kadar Kimse Bilemez Külleri Savrulmuş Bir Hayatı Yaşamayı... 
Ömrün Sonuna Yaklaşırken, 
Sabırsız Rüyalara Dalmayı... 
Gerçeğin Yansıması Değil Bu, 
Gerçeğin Ta Kendisi... 
O Rüyalar Sayesinde Yağmurları Okşayabiliyor, 
Güneşe Dokunabiliyorum... 
Yüreğimin Kurumuş Dalları Yeşeriyor... 
Sözlerinin Anlamlarına, 
Gözlerinin Bakışına Vuruluyorum... 
Hiç Eskimiyor, 
Hiç Eksilmiyor... 
Bunun Adı Kaybetmek Değil; 
Can Ağrısı... 
Yürek Tınısı... 
Bunun Adı Heves... 
İstek, 
Heyecan, 
Mutluluk... 
Bunun Adı; 
Şiirler Biriktirerek,
Yorgun Bir Sevdayı Dinlendirmek... 
Aydan Işık Çalarak, 
Ulaşılması İmkansız Olan Yıldızlara Dokunmak... 
Gece Karanlığını, 
Şehrin Yanan Işıklarına Bırakmak... 

Anladınız Sanırım Gecelere Neden Sessiz Çığlıklar Gömdüğümü... 
Sustuğum Mevsimlerin Neden Alev Alev Yandığını...
İsimsiz Bir Acının Tutsağı Oluşumu...
Gözlerine Ulaşabilmek İçin Yalvarışlarımı... 
Çünkü Ben Küçük Bir Çocuğum... 
Anlatılacak Mutlu Masallara Muhtacım... 



1 yorum:

  1. Kalbimde Yanan,
    Zamanla Coşan,
    Sonunda Korlaşan,
    Bir Duygu Var İçimde...

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.