İçim Dışım Dikiş Tutmayan Keşkelerle,
Birbirini Tetikleyen Duygularla Dolu...
Yıldızlarını Kaybetmiş Gözlerim,
Sesini Yitirmiş Sokaklarım,
Yorgun Kaldırımlarım Var...
İnsanlar Var,
Ama Ben Yokum Kendimde...
İçimdeki Sevda Saklı Yansımalar,
Düşüyor Kırılgan Coğrafyama...
Eskimiş Takvim Yapraklarından,
Sesime Çığlar Düşüyor,
Dudaklarım Geçmişi Tadıyor...
Gözlerim Acıların Konak Yeri,
Dudaklarımdaki Gülücükleri Sorma!
Her Biri Bağ Bozumu...
Perdesiz Pencere,
Kapısız Ev,
İçi Bomboş Kitap Gibiyim...
Hüznün Ranzasına Oturmuş,
Kimliksiz Hayaller Kuruyor,
Sessizce Yaşıyorum Gönül Kırıklıklarımı...
Belki Birgün Duyulur Haykırışlarım,
Biri Gökkuşağında Birkaç Renk Getirir Bana Diye,
En Güzel Duygularla Bekliyorum...
Belki de Kurtulmak İstiyorum Karamsar Düşüncelerden,
Bitmeyecek Izdıraptan...
Belki de Ses Olup Yankılanmak,
Yaşadığımın Farkına Varmak İstiyorum...
Yada Mis Kokulu Aşklardan Yalnızlığıma Bir Tane Gelsin Diye Bekliyorum...
Aklım Kalbimi,
Kalbim Aklımı Görebileceği Zaman,
Daha Mutlu Olacağım,
Biliyorum...
Dünün Ne Kadar Geçmiş,
Geleceğin Ne Kadar Geç Olduğunu,
Hüzünlerin Hayata Dair,
Mutlulukların Hayal Olduğunu Ezberlemiştim Aslında Kendime...
Ne Çabuk Unuttum;
Yokluğun Bir Adım Ötesinde,
Hayallerin Bir Adım Gerisinde Olduğumu...
Ne Gerek Var ki Hayatımı Tekrar Toparlamaya,
Suskunluğa Bürünmüş Kelimelerimi Uyandırmaya,
Ardımdaki Mutluluklara Ellerimi Uzatmaya...
Başka Bir Yara İstemiyorum Kalbimde,
Başka Hayal Kırıklıkları İstemiyorum Hayatımda...
Durup Dururken Ne Gerek Var Aşka Olan İnancımı Çürütmeye!
Gözlerimiz Hiç Denk Düşmedi Birbirine...
Belli ki Yerimiz Yok Birbirimizin Yüreğinde…
Topladım Her Şeyi...
Kırılıp Dökülen Hayallerimi...
Duvarlara Çizdiğim Silueti...
Dilimin Altındaki Sözleri...
Her Şeye Rağmen,
Ağrıyan İçimin Dermanı,
Asla Bir Başkası Olmamalı!
Birbirini Tetikleyen Duygularla Dolu...
Yıldızlarını Kaybetmiş Gözlerim,
Sesini Yitirmiş Sokaklarım,
Yorgun Kaldırımlarım Var...
İnsanlar Var,
Ama Ben Yokum Kendimde...
İçimdeki Sevda Saklı Yansımalar,
Düşüyor Kırılgan Coğrafyama...
Eskimiş Takvim Yapraklarından,
Sesime Çığlar Düşüyor,
Dudaklarım Geçmişi Tadıyor...
Gözlerim Acıların Konak Yeri,
Dudaklarımdaki Gülücükleri Sorma!
Her Biri Bağ Bozumu...
Perdesiz Pencere,
Kapısız Ev,
İçi Bomboş Kitap Gibiyim...
Hüznün Ranzasına Oturmuş,
Kimliksiz Hayaller Kuruyor,
Sessizce Yaşıyorum Gönül Kırıklıklarımı...
Belki Birgün Duyulur Haykırışlarım,
Biri Gökkuşağında Birkaç Renk Getirir Bana Diye,
En Güzel Duygularla Bekliyorum...
Belki de Kurtulmak İstiyorum Karamsar Düşüncelerden,
Bitmeyecek Izdıraptan...
Belki de Ses Olup Yankılanmak,
Yaşadığımın Farkına Varmak İstiyorum...
Yada Mis Kokulu Aşklardan Yalnızlığıma Bir Tane Gelsin Diye Bekliyorum...
Aklım Kalbimi,
Kalbim Aklımı Görebileceği Zaman,
Daha Mutlu Olacağım,
Biliyorum...
Dünün Ne Kadar Geçmiş,
Geleceğin Ne Kadar Geç Olduğunu,
Hüzünlerin Hayata Dair,
Mutlulukların Hayal Olduğunu Ezberlemiştim Aslında Kendime...
Ne Çabuk Unuttum;
Yokluğun Bir Adım Ötesinde,
Hayallerin Bir Adım Gerisinde Olduğumu...
Ne Gerek Var ki Hayatımı Tekrar Toparlamaya,
Suskunluğa Bürünmüş Kelimelerimi Uyandırmaya,
Ardımdaki Mutluluklara Ellerimi Uzatmaya...
Başka Bir Yara İstemiyorum Kalbimde,
Başka Hayal Kırıklıkları İstemiyorum Hayatımda...
Durup Dururken Ne Gerek Var Aşka Olan İnancımı Çürütmeye!
Gözlerimiz Hiç Denk Düşmedi Birbirine...
Belli ki Yerimiz Yok Birbirimizin Yüreğinde…
Topladım Her Şeyi...
Kırılıp Dökülen Hayallerimi...
Duvarlara Çizdiğim Silueti...
Dilimin Altındaki Sözleri...
Her Şeye Rağmen,
Ağrıyan İçimin Dermanı,
Asla Bir Başkası Olmamalı!
Hayat İşte,
Geçmişin Hatıraları,
Unutulmayacak Anları,
Bir Dokunuşla Sarılan Yaraları,
Yüzlere Kapanan Kapıları,
Kasırgadan Beter Özlemleri,
Geleceğe Yazılmayacak Yazgıları,
Gelecekten Umut Çalıp,
Bugününü Süsleyenleri Var!

İnsanı Kendini Dinlediği Zamanları Vardır,
YanıtlaSilDerdini Fısıldadığı Dalgaları...
Çok Hayal İnsanı Öldürür,
Unutma!