Bazen Ardında Bırakan Oluyor İnsan,
Bazen Ardından Bakan...
İşte O An;
Kapanıyor Tüm Yollar,
Girdaba Düşüyor Hayaller...
Akşamüstü;
Günün En Sevdiğim Vakti...
Ne Sabahın Sıcağı Var,
Ne de Gecenin Soğuğu...
Akşamüstü;
Sessiz,
Yorgun,
Biraz Mahzun Kurulan,
Hayallerin Zamanı...
Akşamüstü;
Eskisinden Yenisine,
İyisinden Kötüsüne;
Başucumuzda Sabahlıyor Belkiler…
Kat Kat Büyüyor Özlemler...
Herşey Kurak,
Herşey İzbe...
Eller Birbirine Uzak,
Gözler Firarda,
Saçlar Değmiyor Yanaklara...
Akşamüstü;
İnce ve Uzun Bulutlar...
Koyulaşan Kızıllık...
Yalnızlığın Başladığı Yerde,
Alın Yazısı Gibi Akşamüstü Esintisi...
Uzun,
Derin Bir Yok Sayış...
Sanki Hiç Yaşanmamış Geçen Yıllar,
Geçip Giden Zamanlar...
Sevdalı Akşamlar...
Heyecanla Uyanılan Sabahlar...
Akşamüstü;
Bekleyişler,
Sevinçler,
Umutlar...
Gözlerde Derin Kederler...
Yaşanmışlık Var,
Acı Var,
Dünler Var Gözlere Oturan...
Akşamüstü;
Belki Bir Kar Tanesi Kalbimize Yağmayan,
Belki de Vakitsiz Gelen Güz Mevsimi...
Belki Bir Serap Çöllerimizde,
Belki de Düş Kokan,
Umut Kokan,
Aşk Kokan,
Pembelere Bürünmüş Rüya…
Ya da Başımızda Bekleyen Çılgın Bir Bulut,
Kesişmeyecek Yol,
Birleşmeyecek Nehir,
Çarpışmayacak Rüzgar...
Akşamüstü;
Zaman Aceleci,
Takvim Yaprakları Hoyrat...
Bir Varmış Bir Yokmuşa Karışmadan,
Sonsuzluğa Açılan Kapıyı Aralayıp,
Tüm Serzenişlere Son Verip,
Tüm Acıları Soyunarak,
Kederleri Üzerimizden Çıkarmak Vakti...
Budala Düşüncelerin Koynunda Uyumuyorum...
Yokluğu Rüzgar Gibi Esmiyor…
Rüzgarında Ne Yalpalıyor,
Ne de Boğuluyorum...
Minnetim Yok Artık Kimseye!
Bulutlar Yorganım,
Yıldızlar Arkadaşım Olsa da;
Bazen Yeşilim Sararıp,
Sonbahar Hüznü Çöksede Yapraklarıma;
Mutluyum...
Kimse Bozamaz Neşemi...
Mutluluğumu Gölgeleyemez...
Çok Şükür Allah'a,
Huzurum Saat Gibi İşliyor...
Bazen Ardından Bakan...
İşte O An;
Kapanıyor Tüm Yollar,
Girdaba Düşüyor Hayaller...
Akşamüstü;
Günün En Sevdiğim Vakti...
Ne Sabahın Sıcağı Var,
Ne de Gecenin Soğuğu...
Akşamüstü;
Sessiz,
Yorgun,
Biraz Mahzun Kurulan,
Hayallerin Zamanı...
Akşamüstü;
Eskisinden Yenisine,
İyisinden Kötüsüne;
Başucumuzda Sabahlıyor Belkiler…
Kat Kat Büyüyor Özlemler...
Herşey Kurak,
Herşey İzbe...
Eller Birbirine Uzak,
Gözler Firarda,
Saçlar Değmiyor Yanaklara...
Akşamüstü;
İnce ve Uzun Bulutlar...
Koyulaşan Kızıllık...
Yalnızlığın Başladığı Yerde,
Alın Yazısı Gibi Akşamüstü Esintisi...
Uzun,
Derin Bir Yok Sayış...
Sanki Hiç Yaşanmamış Geçen Yıllar,
Geçip Giden Zamanlar...
Sevdalı Akşamlar...
Heyecanla Uyanılan Sabahlar...
Akşamüstü;
Bekleyişler,
Sevinçler,
Umutlar...
Gözlerde Derin Kederler...
Yaşanmışlık Var,
Acı Var,
Dünler Var Gözlere Oturan...
Akşamüstü;
Belki Bir Kar Tanesi Kalbimize Yağmayan,
Belki de Vakitsiz Gelen Güz Mevsimi...
Belki Bir Serap Çöllerimizde,
Belki de Düş Kokan,
Umut Kokan,
Aşk Kokan,
Pembelere Bürünmüş Rüya…
Ya da Başımızda Bekleyen Çılgın Bir Bulut,
Kesişmeyecek Yol,
Birleşmeyecek Nehir,
Çarpışmayacak Rüzgar...
Akşamüstü;
Zaman Aceleci,
Takvim Yaprakları Hoyrat...
Bir Varmış Bir Yokmuşa Karışmadan,
Sonsuzluğa Açılan Kapıyı Aralayıp,
Tüm Serzenişlere Son Verip,
Tüm Acıları Soyunarak,
Kederleri Üzerimizden Çıkarmak Vakti...
Budala Düşüncelerin Koynunda Uyumuyorum...
Yokluğu Rüzgar Gibi Esmiyor…
Rüzgarında Ne Yalpalıyor,
Ne de Boğuluyorum...
Minnetim Yok Artık Kimseye!
Bulutlar Yorganım,
Yıldızlar Arkadaşım Olsa da;
Bazen Yeşilim Sararıp,
Sonbahar Hüznü Çöksede Yapraklarıma;
Mutluyum...
Kimse Bozamaz Neşemi...
Mutluluğumu Gölgeleyemez...
Çok Şükür Allah'a,
Huzurum Saat Gibi İşliyor...

Unuttum Her Şeyi...
YanıtlaSilİlk Görüşü,
İlk Bakışı,
İlk Buluşmayı,
İlk Dokunuşu,
İlk Öpüşü...
Çok Değişmedim Aslında…
Bir Tutam Hüzün Çıkarttım Hayatımdan,
Biraz da Yalnızlık...
En Önemlisi Kendime Herkesten Daha Çok Güvenmeyi Öğrettim...
Vazgeçmeyi,
Kabullenmeyi Öğrettim...
Gereksiz Şeyler Peşinden Koşmayı da Bıraktım...
Biraz Alıştım,
Biraz da Değiştim.. .
Yeni Bir Dünya Kurdum Kendime...
Akışına Bıraktım Her Şeyi...