6 Haziran 2026 Cumartesi

Bir, İki, Üç, Sessizlik!

Perdeleri Çekilmiş, 
Işıkları Sönmüş Bir Yüreklerin Umutları Uçurtmalarının Kuyruğuna Bağlı... 
Gözlerinde İmkanlı İmkansızlıklar, 
Güneşin Aydınlatamadığı Hayallerinde Gölgeler Boğuluyor... 
Geceyi Dört Döndükçe Sessizlik
Aşk Sevmeyi Bilmeyenlerin Kapısında Dilenci Oluyor... 

Anlatmaya Alfabemdeki Harfler Yetmiyor... 
İçimde Parçalanmış Düşler,
Dışımda Taş Gibi Suskunluk.
Kendime Sarıldığım Her Gece Biraz Daha Eksiliyorum... 
İçim Suskun Bir Deniz, 
Zamanın Fısıltılarını Duymuyor, 
Dokunamıyorum Yarınlara... 
Kirpiklerime Tutunamayan Yaşlarla, 
Ölümle Yaşam Arasındaki İnce Çizgide, 
Anılar Yankılanıyor Derinliklerimde...  
Kaybolmuş Bir Mazinin Dününde, 
Yine Hükümsüz Tüm Acılarım... 
Hayat mı Zor Geldi, 
Yoksa İnsanlar mı Yordu? 
Bilemedim Hiç!
Mutluluk Nerede, 
Neden Gelmedi Diyemiyorum... 
Soldan Sağa, 
Sağdan Sola da Yazsam Değişmiyor Kaderim... 
Nefes Almanın Yaşamak Olmadığını,
Bugünlerde Daha İyi Anlıyorum... 
Yine Ayaza Kesti Avuç İçlerim... 
Dünle Yarın Arasında Sıkışmadan,
Yalanlar İçinde Kaybolmadan, 
Hayal Kırıklıklarım Avuç İçlerime Batmadan, 
Bir Şiirin Saçaklarına Saklanıp,
Dinlenmek İstiyorum Ama, 
Avuçlarımda Hala Umutların Kokusu Var... 
Olur Ya,
Belki Bir Gün Mavi Bir Düş Kurarım... 
Sesi, 
Nefesi Şiirlerle Dolu Bir Gülüş Çıkar Karanlıktan... 
Bir Bakış Siler Tüm Geçmişi... 
Gözlerimden Yıldızları Toplayıp,  
Teker Teker Takar Saçlarıma... 
Ruhum Acıdığında, 
Kanadığında, 
Yorulduğunda, 
Dinleneceğim Limanım Olur... 
Ellerimi, 
Yüzümü, 
Gözlerimi,  
Her Hücremi, 
Harf Harf, 
Kelime Kelime, 
Satır Satır Okur... 
Dünüm, 
Bugünüm, 
Yarınım, 
Günaydınım, 
Sevincim, 
Neşem, 
Varlığım, 
Umudum, 
Sevdam, 
Sabrımın Şükrü Olur... 
Elleri Umudum,
Elleri Yarınım Olur... 
Gelişin Mutluluk, 
Sevişi Aşk Olur... 
Umudumu, 
Neşemi, 
Sevinçlerimi Bana Geri Verir...
Birlikte Attığımız Her Adım,
Bir Ömre Bedel, 
Bir Ömre Değer Olur... 

Olur Ya,
Belki Bir Gün Bende Doğru Mevsimi, 
Doğru Zamanı,
Doğru İnsanı Bulurum... 
Kalem Elimde, 
Sevdası İliklerimde, 
Girişi Umut,
Gelişmesi Mutluluk, 
Sonu Aşk Olan Bir Sevda Masalı Yazarım... 

Olur Ya,
Belki Bir Gün Bende Ayazda Titreyen Ellerimi, 
Bir Yüreğin Sıcaklığına Bırakırım... 
Uykusuz Geçen Gecelerimde, 
Sırılsıklam Olan Yastığımdan Kurtulurum... 
Beyninin Tuvaline Sığınır, 
Dudaklarının Kenarında Uyur, 
Kirpiğinin Ucuna Takılırım... 
Belki Onu Tanıdığım Gün; 
Hayallerim Uçuşup Kelebeğe Dönüşür… 
Tüm Çöpleri Atıp Yüreğimden, 
Baştan Aşağı Temizlerim!

Hayat İşte!
Hasret Dolu Ruhlar Sessizliğin Karanlığında Kayboluyor... 
Sevgiye Susamış Kalpler Yalnızlıkla Boğuşuyor, 
Sevmek İçin Yaratılmış Kalpler Bomboş Kalıyor... 
Kimseyi Suçlamıyorum... 
Belki de Onlar Doğru Zamanda Yanlış Bir Kalptiler... 
Ya da Derin Yaralara Sahip, 
Yıkılmaya Meyilli Bir Kaleydiler...

Sorular, 
Sorular…
Ve Kayıp Cevaplar... 
Hiçliğin İçinde Derin Nefes Alıp Verişler...
Merhamete Muhtaç, 
Alabora Olmuş Kalbim Hep Geceyi Yaşıyor... 
Gecenin İçindeki Karanlığı, 
Sadece Sustuklarımı Konuşuyor... 
Bitmiş Umudu,
Sancıyan Yarınları Sayıklıyor...
Her Kelimede Doldu Gözlerim... 
Her Harf Yüreğime Çakılı Bir Bıçak Sanki...
Sağımın, 
Solumun, 
Ruhumun, 
Rüyalarımın,
Düşlerimin, 
Hayallerimin,
Her Bir Hücremin,  
Acıtan, 
Kanatan, 
Sızlatan, 
Silinmeyen, 
Solmayan, 
Sürekli Kanayan Yaralarımın, 
Yüzüme Dolan Çizgilerin,
Saçıma Yağan Karların, 
Beyin Ölümü Gerçekleşmeyen Duygularımın Huzura İhtiyacı Var; 
Bir, 
İki, 
Üç, 
Sessizlik!




1 yorum:

  1. Ve Sakın Düşme!
    Eğer Düşersen,
    İçindeki Kimliksiz Cenazeleri Kaldıracak,
    Yaralarını Saracak Bir El Bulamazsın!

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.