Öyle An Gelir ki;
Sen Yaşadığın Şehrinde Hapsolduğunu Düşünürken, Bir Ses Duyarsın Uzak Diyarlardan;
Her Fısıltısı İçine İşleyen Bir Ses...
Belki O Ses Bir Hayaldir,
Erişemez Yüreğine,
Veya Kendi Dünyasında Hapsolmuş Bir Sevgilidir...
Kulaklarını Kapatmak Kafi Gelmez,
Gömersin Duygularını İçine,
Aynaya Bakamazsın Ama,
Yüreğinde ki Nemli Hüzünleri de Yok Sayamazsın...
Bazı Adamlar Vardır;
Ruhunuza Can Vermek İçin Yaratılmışlardır...
Sıcacık Sevgisiyle,
Hayatınızın Güneşi Olmaya Adanmışlardır...
Sizi Gözpınarlarına Saklamışlardır,
Adınızı Dudaklarına...
Bazı Adamlar Vardır;
Dokunmadan,
Uzaktan Salarlar Kokularını,
Ulaştırırlar İçinize...
Öyle Adamlar Vardır ki;
Gözünüzü Kırpmadan,
Ölümü Hiçe Saydırır,
Canınızı Uğruna Adatır...
O Kişilikli Bir İnsan,
Onurlu Bir İnsan,
En Önemlisi İnsan Gibi Bir İnsan...
İnsanlara Olan Bütün Güvenimin Sarsıldığı,
Kendimi Herkese Kapattığım Bir Dönemde Karşılaştım Onunla...
Hani İnsanı İnsan Yapan Değerler Vardır;
Gururlu ve Onurlu Olmak Gibi...
Kendinden Emin Olmanın Verdiği Naif'liğe,
Vicdan ve Merhamet Duygularına Sahip Olmak Gibi...
O Bunların Hepsine ve Daha Fazlasına Sahipti...
Hani Bazı Anlar Vardır;
Bakarsın ve Gördüğünü Yakalarsın Ya,
Ben de Öyle Bir An Yakaladım Onun Bakışlarına...
İçinde Öyle Güzel Sevgi Işıltıları Vardı ki;
Yüreğinin Bütün Güzelliği Sanki Gözlerinde Yazılıydı...
O An Nasıldı,
Nasıl Duygular İçerisindeydi?
Bilinmez Ama,
Ben O Bakışlarda,
Yaşanmışlıklarının Vaktinden Önce Olgunlaştırdığı,
O Kocaman ve Güzel Yüreğini Gördüm...
Bu İnsan;
Sevmeyi Bu Kadar Güzel Bilirken,
Sevilmek Duygusunu Yitirmiş,
Hiçbir Değere İnancı Kalmamış,
Ruhunu Besleyen İmanı Dışında...
Onu Yazmak İçin Kuvvetli Bir Yürek Lazım!
Olabildiğince Kafiye Olmamalı,
Uyum Barındırmamalı ki,
Onu Tam Olarak İfade Edebilsin..
Onu Yazarken Titreyen Yüreğin Çığlıkları Yansımalı Yazılara...
Tarafsız Olmalı Onu Yazarken,
Bir de Onun Kadar Duyarsız!
İhtirasların Ateşi Kadar Sıcak,
Bakışların Soğuğu Kadar da Temkinli!
Onu Yazmak İçin Direnişe Hazır Olmak,
Kanı Kurumuş Yaralara Aldırmamak Lazım...
Yani Onu Yazmak için,
Soyut Bir Deli Olmak Lazım!
Hani Bazen Yalnız Kalırsın...
Oyalanabileceğin Her Yolu Denersin de Olmaz...
Sonra Oturur Düşünmeye Başlarsın Seni Üzen Şeyleri...
Bir Nevi Kendi Kendine Acı Çektirirsin...
Sonunda Deli Gibi Ağlayacağını Bildiğin Halde,
Yine de O'nu Düşünürsün...
Her Güzel Saniyeyi Sanki Tekrar Yaşıyormuşsun Gibi Yüreğinde Hissedersin...
Onu Hatırlatan Her Şeyi Yaparsın...
Resimlerine Bakarsın,
Mesajlarını Okursun...
Ağlamaktan Gözlerin Şişse de,
Yüreğin Dayanmasa da,
İnadına Düşünmeye Devam Edersin...
O Hep Aynı Yerdedir,
Sende Ama,
Aynı Zamanda da Yoktur
Ve Aslında İçini Acıtan da Budur,
Yüreğinde ki Közleri Yeniden Alevlendiren de...
Aslında Aynı Yerdedir,
Ama Yoktur...
Aranda Kilometrelerce Mesafe Olmasına Rağmen, Sen İstediğin İçin Nefes Kadar Yakındır,
Ama O İstediği İçin de Yıldızlar Kadar Uzak...
Nerde Olduğunu Unutur,
Sadece Onu,
Ve Yaşattıklarını Düşünürsün...
O Bilmese de,
Yüreğinin Derinlerinde Hep O'na Kavuşmanın Hayalini Kurarsın...
Hep Ona Sarılırsın Düşlerinde,
Gözlerinin İçine Bakarsın,
Taa ki Kendini Görünceye Kadar...
Hep Onunla Dans Edersin Onu Hatırlatan Şarkıda...
Yaşadığın Yalnızlığa İnat,
Her Saniye Onu Düşlersin,
Hep Hayal Dünyanda Yaşatırsın Onu...
Ben Onu;
Adını Dilime Dolayarak,
Şiir Şiir Yazarak,
Titrek Dizelerimde Ona Dokunarak,
Ne Güzel Sevdim...
Ben Onu Kurduğum Düşlerde,
Aldığım Nefeslerde,
Olmayan Sabahlarda,
Bitmeyen Gecelerde,
Ettiğim Dualarda,
Duygularımın Zirvesinde,
Hep Güzel Sevdim...
Ne Zaman Dolsa Gözlerim,
Gözyaşlarımı Silenim Oldu...
Ne Zaman Sarılacak Birine İhtiyaç Duysam,
Beni Koynuna Aldı...
O Sevdiğim,
Gönül Bahçeme Seçtiğim;
En Güzel Hediyedir...
Hayallerimdeki Varlığıyla Kalbimdedir...
Deliler Gibi Korkuyorum Onu Kaybetmekten....
Uyanmak İstemiyorum Verdiği Huzurun, Mutlulukların Koynundan...
Hayatımda Bitmesini İstemediğim Tek Şey...
En Kısa Yokluğu Bile Ölüm Olur Bedenimde...
Kıskanıyorum Tenine Değen Rüzgarı,
İçine Nefes Diye Çektiği Havayı...
Kıskanıyorum Ona Bakan Gözleri,
Dokunan Her Eli...
Koyamadım Adını...
Bazen Susmak Koydum,
Yüreğimden Çıkamayan Tek Hecede Tutsak Kaldı...
Bazen Yanmak Koydum,
Ayaz Kışları Yaşatsa da,
Yüreğimi Söndüremedim...
Bazen Sessiz Çığlıklarım Oldu Adı,
Çoğu Zaman Aşk...
Adını Andıkça,
Bütün Yollarımın Sevda Sokaklarına Varışı Oldu...
Bazen Yüzünü Unutmaktan Çok Korkuyorum,
Bazen Sesini,
Konuşmasını...
Bazen Tamamen Yok Olmasından Korkuyorum, Tamamen Gitmesinden,
Beynimden,
Kalbimden...
Bazen Hafızamdan Korkuyorum,
Nankörlük Edeceğinden...
Kendi Kendine Sevdi İçim Onu...
Oluru Yoktu Ama,
Nereye Gitsem Beni Ona Savurdu...
Benim Ona Olan Sevgim,
Hayaliyle Konuşacak Kadar Deli,
Onu İncitmeyecek Kadar Masum,
Ve Temiz...
Benim Ona Olan Sevgim,
Onun İçin Ateşe Girecek Kadar Yürekli,
Ona Ulaşamayacak Kadar Umutsuz...
Benim Ona Olan Sevgim,
Onsuz Yaşayacak Kadar Karşılıksız,
Bir Köle Gibi Esir...
Benim Ona Olan Sevgim,
Unutulmayacak Kadar Güzel,
Sadece Onunla Yaşanacak Kadar Özel...
O Batan Akşamlar Gibi Sessiz,
Ama Dünyamdaki Nefesim..
O Durgun,
O Suskun,
Ama Hayallerim...
O Aslında;
Yaşadığım,
Dokunduğum,
Umduğum Her Şey...
Onunla Yattığım Geceden Tutun da,
El Ele Kalktığım Sabahlara Kadar,
Hepsi Bir Bütün Kendi İçinde...
Sessizdir İçimdeki Sevgisi...
Gizlidir Gözlerimdeki Sureti...
Belli Belirsiz Bir Yaşamda;
Yokluğu Yalnızlık,
Yokluğu Yüreğimdeki En Derin Çığlık...
O Bir Yürek Tutkusu Yazarken Ellerimi Titreten,
Sesimi Üşüten...
Bir Rüya Gözlerimde Yitirmemek İçin Uyandığım...
Bir Gerçek Yüreğimde Her Gün Biraz Daha Sevdalandığım...
Hiç Gitmedi Benden,
Gidemedi...
Kalbimin Kilitli Kapılarının Ardında,
Öyle Bir Yere Saklamışım ki Onu,
Ne Fırtınalar Koptu,
Ne Med-Cezirler Yaşadı Beynim,
Yine de İsmini Gönlümden Silemedi...
Ben Onu Rüzgarın Saçına Bıraktığı İzlerle,
Gözlerine Hapis Olan Bakışlarıyla,
İçimde Büyüyen Varlığıyla,
Kalemime Akan Kelimelerimle,
Okuduğum Satırlarda,
Gördüğüm Her Rüyada,
Bildiğim Tüm Yolların Sonunda ve Başında,
İçimde ve Dışımda,
Korkularımla,
Kaygılarımla,
Sevmelerimle,
Bildiğim,
Bilmediğim Her Haliyle Seviyorum...
Ağır Bir Yüke Talip Olmaktır Onu Sevmek...
Koca Dünya İçinde Soğuk,
Daracık Bir Hücreye Razı Olmak...
Koparıp Atmak Hayatın Tüm İplerini...
Dibi Olmayan Bir Kuyuya,
Son Sürat Yuvarlanmak...
Her Şeyi Hiçe Sayarak,
Hiç Olmaya Namzet Olmak...
Evet,
Ben Onu Tutarsızca,
Hesapsızca Seviyorum...
Yolunda Takatsiz Kalsam da,
Uğruna Yüreğimi Feda Ediyorum...
Yokluğunu Anlatmak mı?
İmkansız!
Atamam Onu İçimden..
Söküp Fırlatamam Bir Kenara...
Çok Özledim Onu...
Nasıl Anlatsam Bilemiyorum...
Hangi Kelimeyle Anlatılabilir İçimdeki Ağır Hasret Kokusu?
Onu Unutamamış Olmanın Ağırlığı Vuruyor Kalbime...
Sancı Gibi,
Bıçak Saplanır Gibi,
Vuruyor Orta Yerine Kalbimin...
Çok Seviyorum Onu,
Onu Sevdikçe Umulmadık Bir Renk Alıyor Tenim...
Farklı Çarpıyor Kalbim...
Bilseydi Onunla Kendime Bir Dünya Kurduğumu,
Sırını Çözebilseydi,
Anlayacaktı Onu Ne Kadar Çok Sevdiğimi...
Bilseydi Aklımdan Geçirdiğim Şiirleri,
Dinlediğim Şarkıları,
Yüreğimi,
Hayallerimi,
Kimsenin Anlamadığı Suskunluklarımı,
Saklı Düşlerimi,
Beklentilerimi,
İsteklerimi,
Çözülmek İsteyen Tüm Duygularımı,
Anlardı Gönlümün Tek Ona İhtiyaç Duyduğunu,
Onu Beklediğini...
Ve Şimdi Seni Sana Yazıyorum...
Kalbimin Derinliklerinde Gizlenen,
Beni Hiç Yalnız Bırakmayan Seni...
Mavi Denizlerde Batmaya Hazırlanan Bir Gemiye Benzetiyorum Kendimi...
İçime Dolan Suları Boşalt Boşalt Bitiremediğim...
Ne Batabiliyorum,
Ne Su Yüzüne Çıkabiliyorum...
Oracıkta Öylece Bekleyip,
Geceleri Seni,
Gündüzleri Kendimi Yazıyorum...
Hasret Var,
Yokluğunun Ardından Boşluğun Var Dolmayan,
Tüm Vazgeçemediğim Duygularımın Esaretiyle Özlem Var...
Her Halim Seni Anımsatıyor İçimde...
Bazen Acısın Tebessümlerimde,
Bazen Tatlısın Umudun Pençesinde,
İşte Bu Yüzden Olmadığın Hiç Bir An'ı Hatırlamıyorum Bile...
Bir Leyla Düşlemesiyle,
Çöl Kadar Sıcak Bir Kalple,
Dikenli Yollara,
Sarp Yokuşlara Aldırmadan,
Seni Bilerek,
Seni Yazarak,
Usulca Yüreğinde Yatarak,
Aklımın Sınırlarında,
Tenimin Kuytularında,
Seni Bırakmadan Sevmek Çok Güzel...
Sen Aldırma Deliliklerime...
Deliliğim Olmasa,
Cesaretim Olur muydu Bu Aşka?
Sen Bakma Benim Yazdıklarıma,
Aldanma Okuduğun Acı Dolu Satırlarıma,
Bil ki;
Bütün Yazdıklarım İthaftır Varlığına...
Bil ki;
Seni Sevmek,
Durmadan,
Usanmadan Sevmek,
Duymak Büyülü Sıcaklığını,
Her Geçen Dakika Var Olduğunu Bir Kez Daha Anlamak,
Her Gün Sana Koşmak,
Her Yerde,
Her Zaman Sensiz Edememek,
Sevgiyi Dizelere Döküp,
Şiirlerle Anlatmak,
Sevdanı Önce Gönlüme,
Sonra Sayfalara Yazmak,
Yazarken Kalemin Değil,
Hislerimin Gözyaşlarını Kullanmak,
Sevdanı Sözlerime Sığdıramamak,
Sevdanı Yaşarken "Seni Seviyorum!" Diye Haykırabilmek Onurumdur Benim...
Evet "Güzel İnsan", "İnsan Gibi İnsan" Sen Hiçbir Zaman Değişme Olur mu?
Kimseye, Canım Diyenlere Bile Kendinden Fazla Asla Değer Verme,
Verme ki O Güzel Duyguların,
O Güzel Ruhun Daha Fazla İncinmesin...
Ta ki Biri Çıkıp Sana,
"İşte Buradayım;
Sadece Senin Duygularını İstiyorum...
Onu Yüceltmek ve Ömrümce Sevmek İçin Buradayım,
Sevilmeyi Hak Etmek İçin Buradayım,
Seni Sen Olduğun İçin Seviyorum" Diyene Kadar, Bunu İspat Edene Kadar,
Kimseye Kendinden Fazla Değer Verme...
Verme ki, Sevmek Dediğimiz,
Ama Anlamını Şuursuzluklarda,
Bencilliklerde Harcadığımız O Değerli Anlam Senin Erdeminde,
Kişiliğinde ve İnsanlığında Bir Değer Kazansın...
Arkada Bıraktığın Şeyleri Düşünme...
Bulduğun,
Arkada Bıraktığın İçin Seni Tedirgin Eden Aşk Önünü Kesmesin...
Kişisel Hayatını Gerçekleştirmeni Engellemesin...
Yeter ki Bulduğun,
Arkada Bıraktığın Aşk Saf Maddeden Yapılmış Olsun...
Aşktan,
Sevgiden,
Sadakatten Yapılmış Olsun...
Arkada Bıraktığın Şeyleri Düşünme...
Kendi Yolunda Yürü...
Başını Dik Tut...
Kendini Yenilmiş Hissetme...
Bu Senin Öykün,
Sen Sadece Yaşa...
Yüreğinin Sesini Dinleyerek,
Yüreğinin Diliyle Konuşarak Yaşa...
Bazen Söylenmesi Gereken O Kadar Çok Söz Olur ki,
Durmadan Yazıp Anlatmak İstersin,
Ama Karşında ki Sevginden Yorulmasın Diye Susarsın!
Anlamıyacağı İçin!
Kendin Yazar,
Kendin Okur,
Yine Kendin Silersin...!
Onun Senin Sustuklarından Haberi Dahi Olmaz...
Nasıl Başlamıştı Bu Masal?
Şu An Kaç Yaşında?
Boş Verin!
Artık Gecelerin,
Gündüzlerin,
Saatlerin,
Hatta Hayallerin,
Düşlerin,
Anların Bile Uzağındayım!
Umutlarım Her Gün Biraz Daha Yoruluyor,
Yorgun Düşüyor Gönül Kalemim...
Bloğu Siler miyim?
Net Bir Kararım Yok!
Sadece Çok Uzun Bir Veda Var Gönlümde,
Bu Veda Belki İçimdeki Kasırgalara!
Belki Güçsüz Yanıma!
Belki de Yoklukta,
Boşlukta Yaşattığım Koskoca Bir Yalana!
Zayıflığımla Değil,
Cesaretimle!
Suskunluğumla Değil,
Durgunluğumla!
Bitmişliğimle Değil,
Yalnızlığımla!
Issızlığımla!
Sakin,
Telaşsız,
Yitik Bir Sevdadır Yaşadığım!
Sen Yaşadığın Şehrinde Hapsolduğunu Düşünürken, Bir Ses Duyarsın Uzak Diyarlardan;
Her Fısıltısı İçine İşleyen Bir Ses...
Belki O Ses Bir Hayaldir,
Erişemez Yüreğine,
Veya Kendi Dünyasında Hapsolmuş Bir Sevgilidir...
Kulaklarını Kapatmak Kafi Gelmez,
Gömersin Duygularını İçine,
Aynaya Bakamazsın Ama,
Yüreğinde ki Nemli Hüzünleri de Yok Sayamazsın...
Bazı Adamlar Vardır;
Ruhunuza Can Vermek İçin Yaratılmışlardır...
Sıcacık Sevgisiyle,
Hayatınızın Güneşi Olmaya Adanmışlardır...
Sizi Gözpınarlarına Saklamışlardır,
Adınızı Dudaklarına...
Bazı Adamlar Vardır;
Dokunmadan,
Uzaktan Salarlar Kokularını,
Ulaştırırlar İçinize...
Öyle Adamlar Vardır ki;
Gözünüzü Kırpmadan,
Ölümü Hiçe Saydırır,
Canınızı Uğruna Adatır...
O Kişilikli Bir İnsan,
Onurlu Bir İnsan,
En Önemlisi İnsan Gibi Bir İnsan...
İnsanlara Olan Bütün Güvenimin Sarsıldığı,
Kendimi Herkese Kapattığım Bir Dönemde Karşılaştım Onunla...
Hani İnsanı İnsan Yapan Değerler Vardır;
Gururlu ve Onurlu Olmak Gibi...
Kendinden Emin Olmanın Verdiği Naif'liğe,
Vicdan ve Merhamet Duygularına Sahip Olmak Gibi...
O Bunların Hepsine ve Daha Fazlasına Sahipti...
Hani Bazı Anlar Vardır;
Bakarsın ve Gördüğünü Yakalarsın Ya,
Ben de Öyle Bir An Yakaladım Onun Bakışlarına...
İçinde Öyle Güzel Sevgi Işıltıları Vardı ki;
Yüreğinin Bütün Güzelliği Sanki Gözlerinde Yazılıydı...
O An Nasıldı,
Nasıl Duygular İçerisindeydi?
Bilinmez Ama,
Ben O Bakışlarda,
Yaşanmışlıklarının Vaktinden Önce Olgunlaştırdığı,
O Kocaman ve Güzel Yüreğini Gördüm...
Bu İnsan;
Sevmeyi Bu Kadar Güzel Bilirken,
Sevilmek Duygusunu Yitirmiş,
Hiçbir Değere İnancı Kalmamış,
Ruhunu Besleyen İmanı Dışında...
Onu Yazmak İçin Kuvvetli Bir Yürek Lazım!
Olabildiğince Kafiye Olmamalı,
Uyum Barındırmamalı ki,
Onu Tam Olarak İfade Edebilsin..
Onu Yazarken Titreyen Yüreğin Çığlıkları Yansımalı Yazılara...
Tarafsız Olmalı Onu Yazarken,
Bir de Onun Kadar Duyarsız!
İhtirasların Ateşi Kadar Sıcak,
Bakışların Soğuğu Kadar da Temkinli!
Onu Yazmak İçin Direnişe Hazır Olmak,
Kanı Kurumuş Yaralara Aldırmamak Lazım...
Yani Onu Yazmak için,
Soyut Bir Deli Olmak Lazım!
Hani Bazen Yalnız Kalırsın...
Oyalanabileceğin Her Yolu Denersin de Olmaz...
Sonra Oturur Düşünmeye Başlarsın Seni Üzen Şeyleri...
Bir Nevi Kendi Kendine Acı Çektirirsin...
Sonunda Deli Gibi Ağlayacağını Bildiğin Halde,
Yine de O'nu Düşünürsün...
Her Güzel Saniyeyi Sanki Tekrar Yaşıyormuşsun Gibi Yüreğinde Hissedersin...
Onu Hatırlatan Her Şeyi Yaparsın...
Resimlerine Bakarsın,
Mesajlarını Okursun...
Ağlamaktan Gözlerin Şişse de,
Yüreğin Dayanmasa da,
İnadına Düşünmeye Devam Edersin...
O Hep Aynı Yerdedir,
Sende Ama,
Aynı Zamanda da Yoktur
Ve Aslında İçini Acıtan da Budur,
Yüreğinde ki Közleri Yeniden Alevlendiren de...
Aslında Aynı Yerdedir,
Ama Yoktur...
Aranda Kilometrelerce Mesafe Olmasına Rağmen, Sen İstediğin İçin Nefes Kadar Yakındır,
Ama O İstediği İçin de Yıldızlar Kadar Uzak...
Nerde Olduğunu Unutur,
Sadece Onu,
Ve Yaşattıklarını Düşünürsün...
O Bilmese de,
Yüreğinin Derinlerinde Hep O'na Kavuşmanın Hayalini Kurarsın...
Hep Ona Sarılırsın Düşlerinde,
Gözlerinin İçine Bakarsın,
Taa ki Kendini Görünceye Kadar...
Hep Onunla Dans Edersin Onu Hatırlatan Şarkıda...
Yaşadığın Yalnızlığa İnat,
Her Saniye Onu Düşlersin,
Hep Hayal Dünyanda Yaşatırsın Onu...
Ben Onu;
Adını Dilime Dolayarak,
Şiir Şiir Yazarak,
Titrek Dizelerimde Ona Dokunarak,
Ne Güzel Sevdim...
Ben Onu Kurduğum Düşlerde,
Aldığım Nefeslerde,
Olmayan Sabahlarda,
Bitmeyen Gecelerde,
Ettiğim Dualarda,
Duygularımın Zirvesinde,
Hep Güzel Sevdim...
Ne Zaman Dolsa Gözlerim,
Gözyaşlarımı Silenim Oldu...
Ne Zaman Sarılacak Birine İhtiyaç Duysam,
Beni Koynuna Aldı...
O Sevdiğim,
Gönül Bahçeme Seçtiğim;
En Güzel Hediyedir...
Hayallerimdeki Varlığıyla Kalbimdedir...
Deliler Gibi Korkuyorum Onu Kaybetmekten....
Uyanmak İstemiyorum Verdiği Huzurun, Mutlulukların Koynundan...
Hayatımda Bitmesini İstemediğim Tek Şey...
En Kısa Yokluğu Bile Ölüm Olur Bedenimde...
Kıskanıyorum Tenine Değen Rüzgarı,
İçine Nefes Diye Çektiği Havayı...
Kıskanıyorum Ona Bakan Gözleri,
Dokunan Her Eli...
Koyamadım Adını...
Bazen Susmak Koydum,
Yüreğimden Çıkamayan Tek Hecede Tutsak Kaldı...
Bazen Yanmak Koydum,
Ayaz Kışları Yaşatsa da,
Yüreğimi Söndüremedim...
Bazen Sessiz Çığlıklarım Oldu Adı,
Çoğu Zaman Aşk...
Adını Andıkça,
Bütün Yollarımın Sevda Sokaklarına Varışı Oldu...
Bazen Yüzünü Unutmaktan Çok Korkuyorum,
Bazen Sesini,
Konuşmasını...
Bazen Tamamen Yok Olmasından Korkuyorum, Tamamen Gitmesinden,
Beynimden,
Kalbimden...
Bazen Hafızamdan Korkuyorum,
Nankörlük Edeceğinden...
Kendi Kendine Sevdi İçim Onu...
Oluru Yoktu Ama,
Nereye Gitsem Beni Ona Savurdu...
Benim Ona Olan Sevgim,
Hayaliyle Konuşacak Kadar Deli,
Onu İncitmeyecek Kadar Masum,
Ve Temiz...
Benim Ona Olan Sevgim,
Onun İçin Ateşe Girecek Kadar Yürekli,
Ona Ulaşamayacak Kadar Umutsuz...
Benim Ona Olan Sevgim,
Onsuz Yaşayacak Kadar Karşılıksız,
Bir Köle Gibi Esir...
Benim Ona Olan Sevgim,
Unutulmayacak Kadar Güzel,
Sadece Onunla Yaşanacak Kadar Özel...
O Batan Akşamlar Gibi Sessiz,
Ama Dünyamdaki Nefesim..
O Durgun,
O Suskun,
Ama Hayallerim...
O Aslında;
Yaşadığım,
Dokunduğum,
Umduğum Her Şey...
Onunla Yattığım Geceden Tutun da,
El Ele Kalktığım Sabahlara Kadar,
Hepsi Bir Bütün Kendi İçinde...
Sessizdir İçimdeki Sevgisi...
Gizlidir Gözlerimdeki Sureti...
Belli Belirsiz Bir Yaşamda;
Yokluğu Yalnızlık,
Yokluğu Yüreğimdeki En Derin Çığlık...
O Bir Yürek Tutkusu Yazarken Ellerimi Titreten,
Sesimi Üşüten...
Bir Rüya Gözlerimde Yitirmemek İçin Uyandığım...
Bir Gerçek Yüreğimde Her Gün Biraz Daha Sevdalandığım...
Hiç Gitmedi Benden,
Gidemedi...
Kalbimin Kilitli Kapılarının Ardında,
Öyle Bir Yere Saklamışım ki Onu,
Ne Fırtınalar Koptu,
Ne Med-Cezirler Yaşadı Beynim,
Yine de İsmini Gönlümden Silemedi...
Ben Onu Rüzgarın Saçına Bıraktığı İzlerle,
Gözlerine Hapis Olan Bakışlarıyla,
İçimde Büyüyen Varlığıyla,
Kalemime Akan Kelimelerimle,
Okuduğum Satırlarda,
Gördüğüm Her Rüyada,
Bildiğim Tüm Yolların Sonunda ve Başında,
İçimde ve Dışımda,
Korkularımla,
Kaygılarımla,
Sevmelerimle,
Bildiğim,
Bilmediğim Her Haliyle Seviyorum...
Ağır Bir Yüke Talip Olmaktır Onu Sevmek...
Koca Dünya İçinde Soğuk,
Daracık Bir Hücreye Razı Olmak...
Koparıp Atmak Hayatın Tüm İplerini...
Dibi Olmayan Bir Kuyuya,
Son Sürat Yuvarlanmak...
Her Şeyi Hiçe Sayarak,
Hiç Olmaya Namzet Olmak...
Evet,
Ben Onu Tutarsızca,
Hesapsızca Seviyorum...
Yolunda Takatsiz Kalsam da,
Uğruna Yüreğimi Feda Ediyorum...
Yokluğunu Anlatmak mı?
İmkansız!
Atamam Onu İçimden..
Söküp Fırlatamam Bir Kenara...
Çok Özledim Onu...
Nasıl Anlatsam Bilemiyorum...
Hangi Kelimeyle Anlatılabilir İçimdeki Ağır Hasret Kokusu?
Onu Unutamamış Olmanın Ağırlığı Vuruyor Kalbime...
Sancı Gibi,
Bıçak Saplanır Gibi,
Vuruyor Orta Yerine Kalbimin...
Çok Seviyorum Onu,
Onu Sevdikçe Umulmadık Bir Renk Alıyor Tenim...
Farklı Çarpıyor Kalbim...
Bilseydi Onunla Kendime Bir Dünya Kurduğumu,
Sırını Çözebilseydi,
Anlayacaktı Onu Ne Kadar Çok Sevdiğimi...
Bilseydi Aklımdan Geçirdiğim Şiirleri,
Dinlediğim Şarkıları,
Yüreğimi,
Hayallerimi,
Kimsenin Anlamadığı Suskunluklarımı,
Saklı Düşlerimi,
Beklentilerimi,
İsteklerimi,
Çözülmek İsteyen Tüm Duygularımı,
Anlardı Gönlümün Tek Ona İhtiyaç Duyduğunu,
Onu Beklediğini...
Ve Şimdi Seni Sana Yazıyorum...
Kalbimin Derinliklerinde Gizlenen,
Beni Hiç Yalnız Bırakmayan Seni...
Mavi Denizlerde Batmaya Hazırlanan Bir Gemiye Benzetiyorum Kendimi...
İçime Dolan Suları Boşalt Boşalt Bitiremediğim...
Ne Batabiliyorum,
Ne Su Yüzüne Çıkabiliyorum...
Oracıkta Öylece Bekleyip,
Geceleri Seni,
Gündüzleri Kendimi Yazıyorum...
Hasret Var,
Yokluğunun Ardından Boşluğun Var Dolmayan,
Tüm Vazgeçemediğim Duygularımın Esaretiyle Özlem Var...
Her Halim Seni Anımsatıyor İçimde...
Bazen Acısın Tebessümlerimde,
Bazen Tatlısın Umudun Pençesinde,
İşte Bu Yüzden Olmadığın Hiç Bir An'ı Hatırlamıyorum Bile...
Bir Leyla Düşlemesiyle,
Çöl Kadar Sıcak Bir Kalple,
Dikenli Yollara,
Sarp Yokuşlara Aldırmadan,
Seni Bilerek,
Seni Yazarak,
Usulca Yüreğinde Yatarak,
Aklımın Sınırlarında,
Tenimin Kuytularında,
Seni Bırakmadan Sevmek Çok Güzel...
Sen Aldırma Deliliklerime...
Deliliğim Olmasa,
Cesaretim Olur muydu Bu Aşka?
Sen Bakma Benim Yazdıklarıma,
Aldanma Okuduğun Acı Dolu Satırlarıma,
Bil ki;
Bütün Yazdıklarım İthaftır Varlığına...
Bil ki;
Seni Sevmek,
Durmadan,
Usanmadan Sevmek,
Duymak Büyülü Sıcaklığını,
Her Geçen Dakika Var Olduğunu Bir Kez Daha Anlamak,
Her Gün Sana Koşmak,
Her Yerde,
Her Zaman Sensiz Edememek,
Sevgiyi Dizelere Döküp,
Şiirlerle Anlatmak,
Sevdanı Önce Gönlüme,
Sonra Sayfalara Yazmak,
Yazarken Kalemin Değil,
Hislerimin Gözyaşlarını Kullanmak,
Sevdanı Sözlerime Sığdıramamak,
Sevdanı Yaşarken "Seni Seviyorum!" Diye Haykırabilmek Onurumdur Benim...
Evet "Güzel İnsan", "İnsan Gibi İnsan" Sen Hiçbir Zaman Değişme Olur mu?
Kimseye, Canım Diyenlere Bile Kendinden Fazla Asla Değer Verme,
Verme ki O Güzel Duyguların,
O Güzel Ruhun Daha Fazla İncinmesin...
Ta ki Biri Çıkıp Sana,
"İşte Buradayım;
Sadece Senin Duygularını İstiyorum...
Onu Yüceltmek ve Ömrümce Sevmek İçin Buradayım,
Sevilmeyi Hak Etmek İçin Buradayım,
Seni Sen Olduğun İçin Seviyorum" Diyene Kadar, Bunu İspat Edene Kadar,
Kimseye Kendinden Fazla Değer Verme...
Verme ki, Sevmek Dediğimiz,
Ama Anlamını Şuursuzluklarda,
Bencilliklerde Harcadığımız O Değerli Anlam Senin Erdeminde,
Kişiliğinde ve İnsanlığında Bir Değer Kazansın...
Arkada Bıraktığın Şeyleri Düşünme...
Bulduğun,
Arkada Bıraktığın İçin Seni Tedirgin Eden Aşk Önünü Kesmesin...
Kişisel Hayatını Gerçekleştirmeni Engellemesin...
Yeter ki Bulduğun,
Arkada Bıraktığın Aşk Saf Maddeden Yapılmış Olsun...
Aşktan,
Sevgiden,
Sadakatten Yapılmış Olsun...
Arkada Bıraktığın Şeyleri Düşünme...
Kendi Yolunda Yürü...
Başını Dik Tut...
Kendini Yenilmiş Hissetme...
Bu Senin Öykün,
Sen Sadece Yaşa...
Yüreğinin Sesini Dinleyerek,
Yüreğinin Diliyle Konuşarak Yaşa...
Bazen Söylenmesi Gereken O Kadar Çok Söz Olur ki,
Durmadan Yazıp Anlatmak İstersin,
Ama Karşında ki Sevginden Yorulmasın Diye Susarsın!
Anlamıyacağı İçin!
Kendin Yazar,
Kendin Okur,
Yine Kendin Silersin...!
Onun Senin Sustuklarından Haberi Dahi Olmaz...
Nasıl Başlamıştı Bu Masal?
Şu An Kaç Yaşında?
Boş Verin!
Artık Gecelerin,
Gündüzlerin,
Saatlerin,
Hatta Hayallerin,
Düşlerin,
Anların Bile Uzağındayım!
Umutlarım Her Gün Biraz Daha Yoruluyor,
Yorgun Düşüyor Gönül Kalemim...
Bloğu Siler miyim?
Net Bir Kararım Yok!
Sadece Çok Uzun Bir Veda Var Gönlümde,
Bu Veda Belki İçimdeki Kasırgalara!
Belki Güçsüz Yanıma!
Belki de Yoklukta,
Boşlukta Yaşattığım Koskoca Bir Yalana!
Zayıflığımla Değil,
Cesaretimle!
Suskunluğumla Değil,
Durgunluğumla!
Bitmişliğimle Değil,
Yalnızlığımla!
Issızlığımla!
Sakin,
Telaşsız,
Yitik Bir Sevdadır Yaşadığım!
