Hiç Dinmeyen Sancılarıyla,
Kaygılarıyla,
Ürkütücü Çığlıklarıyla,
Ateşli Bir Hastalık Nöbetindeymişim Gibi,
Gün Batıyor Ağır Ağır...
Bir Şeyler Eksik İçimde...
Hüzünlerim Harman,
Dertlerim Kördüğüm...
Duruşumda Teslimiyet,
Gözlerimde Hüzün,
Havada Yağmur Sıkıntısı...
Güneşin Karanlığına Rehin Bir Hayat,
Dünün,
Bugünün,
Yarının Adı Yok...
Her Biri Issız Bir Ada,
Her Biri Kuytu Liman...
Durmuş Zaman,
Felç Olmuş Yelkovan...
Umut,
Sevda,
Duygu,
Her Biri Boş Laf!
Suskunluk,
Istırab,
Sessiz Feryat,
Yargı,
Yargısız İnfaz,
Umut Işığı Olmayan Bakışlar,
Kuruyan Dudaklar,
Buz Kesen Ayazlar,
Dökülmüş Yapraklar,
Kırık Dallar,
Pencerelerde Üşüyen Yalnızlıklar,
Aynadan Yansıyan Ruhsuz,
Mutsuz Görüntüler,
Katran Karası Dipsiz Kuyular,
Birbirine Sarılmış Sancılı Geceler,
Solgun Işıklar,
Sessiz Gölgeler,
Eksik Yaşamlar,
Islak Satırlar,
Eskimiş,
Yıpranmış,
Yaşlanmış Duygular,
Kangrenli Yalnızlıkta Heder Olmuş Hayatlar,
Gerçeğin Ta Kendisi!
Yıkılmış Hayallerin Sahibi Olmak Zor!
Bu Sessizlik Yine Haddini Aşmaya Başladı...
Kirpiklerim Kapatmalıyım Alacakaranlıklar...
Uykuya Yatırmayalım Başımı...
Zincirlerin Sancılarından,
Prangaların Ağrılarından Kurtulmalıyım...
Nasılsa Adresini Şaşıran Gecelerin Hepsi Benim!
Umut,
Sevgi,
Yarınlar Yoksa,
Silik,
Renksiz İse Yaşamak,
Gün Batımındaki Kaşlar Çatılmış Karanlık,
Tabut Değil midir İnsana?
Titrek,
Ölgün Bir Işık Var Tavanımda...
Ufuk Çizgisinden Uzayan Acıdan İzleri,
Sımsıkı Sarmalandım,
Yalnızlığımın Kokusunda,
Gözyaşlarımın Serinliğinde,
Yorgun Perdelerimi Kapattım,
Söndürdüm Tüm Işıkları...
Karanlıkların Ardına Saklanarak,
Yalnızlığımı Yalnız Bırakarak,
Başımı Göğsüne Yaslayarak,
Konuşma Zamanı Duvarlarla!
Çünkü Ben Aylardır,
Sonsuz Boşlukta Durmadan Sallanıyorum...
Odamın Duvarlarını Sırtımda,
Ecelimi Cebimde Taşıyorum!
Kaygılarıyla,
Ürkütücü Çığlıklarıyla,
Ateşli Bir Hastalık Nöbetindeymişim Gibi,
Gün Batıyor Ağır Ağır...
Bir Şeyler Eksik İçimde...
Hüzünlerim Harman,
Dertlerim Kördüğüm...
Duruşumda Teslimiyet,
Gözlerimde Hüzün,
Havada Yağmur Sıkıntısı...
Güneşin Karanlığına Rehin Bir Hayat,
Dünün,
Bugünün,
Yarının Adı Yok...
Her Biri Issız Bir Ada,
Her Biri Kuytu Liman...
Durmuş Zaman,
Felç Olmuş Yelkovan...
Umut,
Sevda,
Duygu,
Her Biri Boş Laf!
Suskunluk,
Istırab,
Sessiz Feryat,
Yargı,
Yargısız İnfaz,
Umut Işığı Olmayan Bakışlar,
Kuruyan Dudaklar,
Buz Kesen Ayazlar,
Dökülmüş Yapraklar,
Kırık Dallar,
Pencerelerde Üşüyen Yalnızlıklar,
Aynadan Yansıyan Ruhsuz,
Mutsuz Görüntüler,
Katran Karası Dipsiz Kuyular,
Birbirine Sarılmış Sancılı Geceler,
Solgun Işıklar,
Sessiz Gölgeler,
Eksik Yaşamlar,
Islak Satırlar,
Eskimiş,
Yıpranmış,
Yaşlanmış Duygular,
Kangrenli Yalnızlıkta Heder Olmuş Hayatlar,
Gerçeğin Ta Kendisi!
Yıkılmış Hayallerin Sahibi Olmak Zor!
Bu Sessizlik Yine Haddini Aşmaya Başladı...
Kirpiklerim Kapatmalıyım Alacakaranlıklar...
Uykuya Yatırmayalım Başımı...
Zincirlerin Sancılarından,
Prangaların Ağrılarından Kurtulmalıyım...
Nasılsa Adresini Şaşıran Gecelerin Hepsi Benim!
Umut,
Sevgi,
Yarınlar Yoksa,
Silik,
Renksiz İse Yaşamak,
Gün Batımındaki Kaşlar Çatılmış Karanlık,
Tabut Değil midir İnsana?
Titrek,
Ölgün Bir Işık Var Tavanımda...
Ufuk Çizgisinden Uzayan Acıdan İzleri,
Sımsıkı Sarmalandım,
Yalnızlığımın Kokusunda,
Gözyaşlarımın Serinliğinde,
Yorgun Perdelerimi Kapattım,
Söndürdüm Tüm Işıkları...
Karanlıkların Ardına Saklanarak,
Yalnızlığımı Yalnız Bırakarak,
Başımı Göğsüne Yaslayarak,
Konuşma Zamanı Duvarlarla!
Çünkü Ben Aylardır,
Sonsuz Boşlukta Durmadan Sallanıyorum...
Odamın Duvarlarını Sırtımda,
Ecelimi Cebimde Taşıyorum!

