30 Ağustos 2026 Pazar

Yarındaki Keder Veya Kader!

 Sanki Duvara Düşen Gölge Gibiyim... 
Ruhuma Kıymık Batmış da, 
Çıkarmaya Çalıştıkça Daha İçe Gömülüyorum! 
Dipsiz Bir Yaranın Tesellisiz Tebessümleri İle, 
Ruhumun Rıhtımında, 
Dirilmekten Yorulmuş Bir Ölüye Dönüşüyorum! 
Yarın mı? 
Belki Zemheri, 
Belki Kalışı Olmayan Bir Gidiş, 
Belki de Hiçbir Şeyi Bilmemenin Verdiği Kaygısızlık... 
Yarın Bana Ne Getirecek, 
Benden Neyi Alıp Götürecek Bilmiyorum... 
Yaşamalı ve Görmeli Yarındaki Kederi! 
Veya Kaderi! 




28 Ağustos 2026 Cuma

Ben Onu Sevmeyi Çok Seviyorum...

 Diyorum ki! 
Bedeni Benden Çok Uzak Olsa da; 
Sesiyle Kulaklarımdan Kalbime Akmasını, 
Oradan Ruhuma Dokunmasını, 
Yüreğinin İnceliğini, 
Onu O Yapan Her Ayrıntıyı Çok Seviyorum... 

Diyorum ki! 
Demir parmaklıklar Ardında, 
Kabullenilmiş Bir Esarette, 
Hasretine Müebbetle, 
Sevginin İçinde, 
Heyecanlı Bir Dalga Oluşunu Çok Seviyorum... 

Diyorum ki! 
Kadere Rağmen Kalbimde Yeşertmeyi, 
Sol Tarafımda Yaşatmayı, 
Onu Kalbimde Tutup, 
Zamanın Dokunamayacağı Yerlere Saklamayı, 
Özledikçe Daha Çok Bağlanmayı Çok Seviyorum... 

Diyorum ki! 
Varlığı Her Köşede Gölge Olsa da, 
Yokluğunun Çığlıkları Ruhumda Yankılansa da, 
Ruhumla, 
Bedenimle, 
Hayata Meydan Okuyup, 
Güneşi Doğmayan Bir Sabaha Kadar, 
Gönlümde Onu Özgürce Sevmeyi, 
Bendeki Yerini Değiştirmemeyi Çok Seviyorum... 

Diyorum ki! 
Sesi Kulağımda,
Adı Dudağımda, 
Hatıralarını Zihnimde Olsa da,  
Kalbim Aşkıyla Çarpsa,
Özlemiyle İnlese,
Acıyla Yaralansa, 
İçimdeki Acılar Sağır, 
Hasretler Dilsiz, 
Özlemler Kör Olsa da, 
Sevdası Ömrümü Yıpratsa da, 
Bütün Kapıları Yüzüme Kapatsa da,
Ben Onu Sevmeyi Çok Seviyorum... 

Diyorum ki! 
Çektiğim Özlemler, 
Gözlerimdeki Hüzün, 
Dilimdeki Umutsuzluk Onun Eseri Olsa da, 
Yaktığı Ateşlerde Onu Beklesem de, 
Kararım Kesindir! 
Kalbim Onu Tanıdı, 
Başka Kimseye Dönemez!
Bendeki Sevdası Hiç Değişmez! 

Diyorum ki! 
Sureti Rüyalarımda,
Kokusu Duygularımda 
Aşkı Mısralarımda, 
Zamanın ve Mekanın Ötesinde,
İçimde Büyüyen Bir Heyecan... 
‎Sessizlikte Onu Duymaya, 
‎Yalnızlıkta Ona Varmaya, 
‎Gözyaşlarımda Onu Görmeye, 
‎Her Düşümde Ona Erişmeye 
Kalbinin Yankısını Nefesimde Hissetmeye Razıyım! 

Diyorum ki! 
O Benim Her Anım... 
Dünüm, 
Bugünüm, 
Yarınım... 
Ömrüm Oldukça Kalbimde, 
Ruhumda, 
Her Günümde, 
Son Durağa Varana Kadar, 
Hayatımın Her Anında Olacak... 

Diyorum ki! 
Kaderimi Seçmek Gibi Bir Şansım Yok, 
Ama Yeri Hiç Değişmiyor Kalbimde... 
Yüreğim Kıyamıyor Aşkına... 
Umutsuz Olsa da Sonsuz Olsun İstiyor...
Hasretiyle Yandığım Her Ana Razıyım! 
Dilerim Son Nefesime Kadar Fırtına Gibi Essin Kalbimde, 
Her Anımda Varlığını Hissettirsin, 
Ki,
İçimdeki Boşluk Hiçliğe Dönüşmesin... 

Diyorum ki! 
Kalbimin En Derininde Sıcacık Anım, 
Huzur Dolu Akşamım, 
Kimi Zaman Gülüşüm, 
Kimi Zaman Özlemimi Yazan,
Bitmeyen Kalemim Olsun... 
Sonsuzluğa Giderken Bile, 
Kalbi Avuçlarımda Olsun...

Diyorum ki! 
Allah'ım! 
Onu Seven Yanımı Onsuz Bırakma...
Ki, 
Suları Çekilmiş, 
Kurumuş Bir Nehir Olmayayım... 



26 Ağustos 2026 Çarşamba

İyiyim Ben

 Bitmeyen Güzlerin Hüznünde, 
Yüreğimin Duvarlarına Yaslanmışım, 
Yıkılmadan Ayakta Durmaya Çalışıyorum... 
Son Vedaları Yaşarken, 
Ruhun Yanmasını, 
Bedenin Kavrulması Hissetmeyen, 
Gölgesiz Bir Bedenin İzsiz Adımlarını Takip Ediyor, 
Boşluğun, 
Karanlığın, 
Hiçliğin Ortasında Kalp Atışlarımda Hüzzam Makamı Çalsa da, 
Bedenime Ayaz Düşse de, 
Yıkılmadan Ayakta Durabiliyorum... 

Yaşanmamışlıkların Ardına Sığınmak Gibi Bir Niyetim Yok! 
Kol Kola Girmiş Korkularımla Ayrılığın Sesini Duyuyor, 
Hasretin Rengini Görüyorum... 
Hala Gezinen Bir Bedenim Var, 
Ama Ruhumda Bitimsiz Fırtınalar Durulmuyor... 
Beni Kendi Umutsuzluğumun Altında Eziyor! 
Kapıma Dayanan Sonbahar Fırtınaları Olsa da, 
Yüreğimdeki Karamsarlık Yüzüme Korku Olarak Yansısa da, 
Biraz Bitik, 
Biraz Yorgun Olsam da, 
Umutsuzluk Merdivenlerini Tırmandıkça Dibe Vurmamak, 
Gücümü Kaybetmeden Yol Almak, 
Çivi Çiviyi Söker Misali Hayata Tutunmak, 
İçimdeki Ölü Toprağı Silkeleyebilmek İçin, 
Biraz Daha Gayret Sarf Ediyorum... 

Değiştirilemeyen Bir Yazgıya Boyun Eğmişim... 
Yaşadıklarımın ve Yaşayacaklarımın Arkasında Durarak, 
Tüm Olumsuzluklara Rağmen,
Kanadı Kırık Bir Kuş Gibi,
Düşe Kalka da Olsa Yol Almaya Çalışıyorum...



25 Ağustos 2026 Salı

Ben Hangi Rengim?

Yalnızlık Yudumlanır mı? 
Gözyaşları Görülmesin Diye Yüreğin İçine Akıtılabilir mi? 
Aşkla Yaşayan Gönül Yine Aşkla Öldürülür mü? 
Yürekten midir Çağırışlar Yoksa Yalnızlıktan mı? 
Özel Olduğunu Bilmek mi Mutlu Eder İnsanı Yoksa Özlendiğini Bilmek mi? 
Mesafeler Duyguların Önüne Geçer mi Yoksa Duyguların Çizdiği Yoldan mı Gidilir? 
Bakışlar Ruhu Okşar mı? 
Kaybetmeye Dayanılamayan Hayal Var mıdır? 
Yürek Duvarları Arasında Sevgi Büyütülür mü? 
Karanlığın Canı Acır mı? 
Sessizliğin Yalnızlığını Duyulur mu? 
Hayatın Gülüşü Seyredilir mi? 
Özlemler Köşe Başlarına Bırakılabilir mi? 
Duyguların Sıcaklığı Her Daim Taze Tutulur mu? 
Her Düşüşten Sonra Bir Kalkış Varmıdır? 
Her Parçalanıştan Sonra Bütüne Ulaşılır mı? 
Kaybolmuş Zamanlarda Dolaşılır mı? 
Geçmişin Kefaretini Ödenir mi? 
Duyguları Sağır Olan İnsana Sözcüklerin Cevap Verecek Mecali Olur mu? 
Karanlığın Kokusuna Alışılır mı? 
Acı Çoğalsın Can Yaksın Diye Açık Yaralara Tuz Basılır mı? 
Kalbin Atışını Durdurmak Yüreği Mühürlemek Mümkün mü? 
Her Şeyle Hiçbir Şeyin Arasında Sıkışılır mı? 
Prangalarından Kurtulan Vuslat Coşkusu Yaşar mı? 
Sevgi Sağanağında Islanılır mı? 
Akla Sığmayanları Kalp Biraraya Getirebilir mi? 
Sessizliğin Sesinde Işığa Aşina Zamanlar Aranır mı?  
Yokluğa Müebbet Sevdalar Ömürden Kaç Bahar Sürgün Eder? 
Kopulamayan Geçmiş Ayaklara Takılı Pranga mıdır? 
Derin Karanlıkların Dibine Vurmak Yalnızlığın Kalabalığına Düşmek midir? 
Anılar Gönül Görüntüsüne Hapsedilebilir mi? 
Duymak İstenilenleri İşitmek Görmek İstenenlerini Göz Önüne Getirir mi? 
Her Şeyini Yitiren İnsan Kendisiyle Yetinebilir mi? 
Sevginin Kolları Dünyayı Saracak Kadar Uzun mudur? 
Susulanlar Söylenenlerden Fazla mıdır? 
Alacakaranlık Duygulardan Sıyrılmak Kolay mıdır? 
Kaçıp Saklandığın Duyguların Esiri Olmak Normal midir? 
Kendiyle Dertleşen Kendine Yoldaş Olur mu? 
Ahengi Bozulmuş Ruh Karanlıklarda Yok Olur mu? 
Solunan Havanın Her Zerresine Özlemler Siner mi? 
Gözlerde Biriken Yaşlar Ayrılık Acısına Çare Olur mu? 
Hüzün Bulutları Bedeni Sararken Ömür Sırrını Kaybeder mi? 
Ruh Bedene Beden Ruha Ayak Uydurabilir mi?
Gözyaşları Yanaklara Düşmeden Yüreğin Topraklarına Düşer mi? 
Aşkının Sınırsızlığı İnsana Güç Verir mi? 
Mutluluğun Kanatlarıyla Uçulur mu? 
Gün Batımlarına Hüzünler Gömülür mü? 
Yılgın Zamanlar İçteki Bezginliği Törpüler mi? 
Soğuğun Gölgesinde Isınmak İçin Güneş Aranır mı? 
Yastığın, Yorganın Nefesi Dinlenir mi?
Ruh Demir Parmaklıklar Arasındayken Mutluluk Şarkıları Söylenir mi? 
Gözlerden Akan Yaşlar Ruhun Ateşini Söndürür mü? 
Yürekten Akan Damlalar İnsanın Gölgesini Islatır mı? 
Çöller Avuca Dağları Sırta Almak Nasıl Bir Duygudur? 
Dumansız Ateşten Uzak Durmak Kor Alevlerde Yanmak mıdır? 
Sevginin Çizdiği Rotada Pusulasız, Dümensiz Yürünür mü? 
Yüreğin Sesi Olsaydı Sır Olarak Sakladıklarını Söyler miydi?
Özlemler Yerini Unutuluşlara Bırakır mı? 
Bedenin Tüm Zerresi Lime Lime Dökülür mü?
Acıyı Hissetmemek İçin Yaralar Yok Sayılır mı?
Ölümün Rengini Görmek İçin Dönüşü Olmayan Yol Seçilir mi? 
İnsanlar Yürek Mezarına Gömülür mü? 
Yaşam ve Ölüm Arasına Kurulan Köprüde Tutunmadan Yürünür mü? 

Sorular Beynimin Kıvrımlarında Dolanırken,
Soru İşaretleri Sarmış Dört Bir Yanımı... 
Zaman Öyle Değişti ki; 
Yaşam Hesapsız, 
Gelecek Muamma... 
Alışkanlıklar Değişti, 
Duygular Köreldi... 
Onarılmayan Yaralarla,
Varlığın İçinde Yokluğu Yaşıyor, 
Yeni Umutları Hayata Döndüremiyor... 
Uzun Bir Zincire Bağlanmış Gibi, 
Zamansız Zamanlara Karşı Koyamıyor, 
Ulaşmak İstediklerinin Çevresinde Olduğunu Göremeden, 
Yavaş Yavaş Tükeniyor!
Her Şey Bir Gölge Gibi Gelip Geçerken, 
Ruhlar Yalnızlığını Kalabalıklaştırma Hevesi Taşıyor...
Yorgun Umutlar Büyütüyor... 

Kendi İçimizde Bir Yerlerdeyiz...
Hayat Parkurunda, 
Aynı Kulvarda Artık Kimseyle Yürüyemiyor... 
Bakışlar Donmuş
Tamamlanmamış Cümleler Gibi; 
Hayata, 
Aylara, 
Zamana, 
Küs Bakıyor...
Eski Yaralarını Acıtmadan Onaramıyor...
İsteklerini,
Beklentilerini Bitirmiş
Yuvarlanıyorlar Dipsiz Kuyulara... 
Düşler Artık Bizim Değil Ya?
Beklentileri, 
Ümitleri, 
Hayalleri Aramıyor... 
Duygular Sanki Duvara Çarpmış, 
Herkes Yüreklerinin Havalandırmalarını Kapatmış! 
Biz Kimiz? 
Neyin Peşindeyiz? 
Aşk mı Aradığımız? 
Aşkı Yaşananlarda mı Aramak Gerekiyor,  
Yoksa Yaşanamayanlarda mı?
Yaşanan Hayal Kırıklıklarında mı?
Gönül Yorgunluklarında mı? 
Derin Yara İzlerinde mi?
Sözcüklerle Giydirdiğimiz Duygularda mı? 
Deli Arzular,
Tutku, 
Haz, 
Hangisinde Aşk?
Belki de Aşk Zemherinin Ayaz Sabalarındaki Yalnızlıktadır... 
Belki de Yaşarken Kışın Ortasında Hasretiyle Isınmakta! 

Ellerimde Çürümeye Başlayan Umutlar var... 
Yorgun Yıllar Uzanırken Koynuma, 
Bilinmezlikler İçinde Bu Alemde Kaybolmak İstemiyorum...
Gri ve Siyaha Bürünmüş Umutlarımı Beyaza Boyamak İstiyorum! 
Kahır Basan Geceleri, 
Uyanıkken Gördüğüm Kabusları,
Çektiğim Uykusuzlukları Unutmalıyım... 
Kaybolmuşluk İçinde, 
Duygu Zindanların Karanlığında,  
Yitirdiğim İç Sesimin Çırpınışlarında, 
Suskunluğuma Sarılıp Kaybolmak Değil; 
Duvarlarla Çarpmadan, 
Çukurlarda Boğulmadan, 
İçimin Sükünetini Koruyarak
Umudun Sonsuzluğunda Kapamak İstiyorum Gözlerimi..
Umudun Rengi Beyazdır Derler ya?
Umudu Olanlar; 
İçinde Bocaladığım Hayatta,
Ben Hangi Rengim? 




18 Ağustos 2026 Salı

Yüreğimin Son Islanışı!

Bugün Üşümüş Sözcükler Dilimin Kilidini Çözüyor!
Beynimde Sinsi Bir İstila Fırtına Öncesi Sessizliğimi Bozuyor!
Yüreğimi Dillendirip Asi Kelimelerle Yüzleştiriyor!
Hüzünlerimi Bir Kez Daha Talan Ediyor!
Aklım Hırçın,
Bir Uçurum Taşıyor Gözbebeklerim...
Ruhum Diken Üstünde,
Yaşamla Ölüm Arasındaki İnce Çizgide...

Hayat İncecik Bir İpin Üzerinde,
Yüreğimi Taşımaktan Ellerim Yorgun...
Her Şey Belkilerde Kalmış,
Zaman Kırılmış...
Boğazımda Bir Düğüm,
Yorgun Bedenimde Alınganlık,
Ruhum Boşluğa Karışan Nefes Gibi...
Gerçek Olmayı Unutmuş...
Bir Fısıltı,
Bir Düş İçimde Bir Yerlerde...
Yarım Kalan Cümleler Eşliğinde,
Sözlerim Titriyor Gözlerimde...
Suskunluğumun Haykırışları,
İmkansızlığın Kahkahaları Arasında,
Kulaklarımı Sağır Ediyor!

Suskunluklar Suskunluklarımı Islatmasın Diye,
Unutturdum Kendime Yüzleri...
Ellerimin Ellerinde Terlemesini...
Parmaklarının Parmaklarımla Kenetlemesini...
Gözlerindeki Yakıcı Anlamları...
Öpüşlerindeki Davetkar Sıcaklığı...
Unutulmaya Dahil Ne Varsa Çürüttüm...
Nefeslerin Sıcaklığında,
Hayatı Yakalamaya Çalışmıyorum...
İki Kalp Arasındaki Uzaklığı,
Ölümle Hayat Arasındaki Soğukluğu Kendime Yaşatıyorum...
İçimdeki Saklı Yaranın Kanamasını Durdurmaya Çalışarak,
Alışmaya Çalışıyorum Yoksunluğuma...

Sıradan Bir Sevda Değildi!
Aklımı Yakan,
Bedenimi Titreten Bir Ateşti...
Gecenin İçinde Yürürken,
Adı Konmamış,
Sesi Duyulmamış Bir Sızı...
Kaybetmeye Kıyamadığım Gerçeğim,
Silinmeyen Geçmişim...
Sarılıp Yattığım Hayalim...
Yarım Kalmış,
Tamamlanamamış Bir Masaldı...
Kısaca;
Ürkek,
Kırılgan,
Bastırılması Güç Bir Duyguydu...

Yaşanaca Bir Aşkta Aşkla Yaşamak,
Yürek Duvarlarına Kaybolan Düşlerin Matemini Yazdırmadan,
Ayazlarında Donmadan,
Aşk Dizeleri Yazmak Bu Kadarmı Zordu!

Kapatın Gözlerinizi!
Bilmeyin Bakışları Yüreğimin Derinliklerinde Dururken,
Gülüşlerini Gözlerime Kilitleyişimi!

Kapatın Gözlerinizi!
Bilmeyin Tükenişlikte Yaşanan Nefeslerimi,
Zemheri Ayazındaki Titremelerimi!

Kapatın Gözlerinizi!
Bilmeyin Ruhumun Derin Yaralarını,
Nefeslerimde Kaybolan Sözcüklerimin Haykırışlarını!

Dudaklarımdan Dökülen Sözcüklerde Sitem Esintisi Olsa da,
Söyleyemediklerimi Söyletenin,
Yaşayamadıklarımı Yaşatanın Kim Olduğunun Önemi Yok...
Nerede,
Kiminle Olduğununda...
O,
Varlığı Yüreklerdeki Sıcaklık,
Yokluğu Baharlardaki Kuraklık Olan Bir Adam!
O,
Çevresidekilerin Dertleriyle Dertlen,
Sevinçleriyle Sevinen,
Haksızlık Etmekten Korkan,
Çevresindekilere Güven Veren Bir İnsan...

Dilerim Güneş Doğsun Alacakaranlığının Üstüne...
Dağılsın Kara Bulutları...
Bitsin İçindeki Sızı...
Mutluluk Denizine Yolculuk Korkutmasın Ruhunu...
Rabbim Onu Duysun,
Görsün,
Sevsin,
Sevindirsin...
Gönlünün Kurumuş Topraklarına;
Aşk,
Sevgi,
Umut Eksin...
Umutları,
Çocukça Sevinçlerin Taze Kalsın...
Merhameti,
Sevgisi,
Şiirleride...
Yaşadığı Müddetçe Karanlığına Yıldızlar Parlasın...

Ağrılı Yorgunluklarda Bir Yaşamda,
Kaybedilmiş Düşlerim Uçurumun Kenarında,
Doludizgin Giden Zamana Yetişemiyorum...
Yazdıklarımın Penceresini Kapatırken,
Ellerimden Boşluğa Akan Bir Sevgiyi,
Son Vedaya Hazırlayarak,
Dilsiz Akşamların Yalnızlığından,
Bitmez Gecelerin Karanlığından Kurtarıyorum...

Yüzümdeki Mutluluk Maskesiyle
Masum Bir Korkuyla Gökyüzüne Bakarken;
Biraz Acı,
Biraz Hüzün,
Biraz Özlem,
Biraz Hüzün,
Birazda Düş Kırıklarıyla,
Tarifi İmkansız Duygularla,
Kendimi Sorgusuz Sualsiz Kaderimin Kollarına Bırakarak
Kendi Yalnızlığımda Kendimi Avutmak İstiyorum...




16 Ağustos 2026 Pazar

Yüreğim Eylül!

Bugün Benim Doğum Günüm! 
İyi de, 
Aynaya Bakınca Neden Gülüşlerimin, 
Bakışlarımın Ardındaki Yalnızlığı Yakalıyorum? 
Neden Yüreğim Sonsuz Bir Boşlukta, 
Gölgeler Arasında Kalıyor? 
İçimden Geçenleri Sığdırabileceğim Bir Sayfa, 
Bir Defter Yok! 
Eksiklikleriyle, 
Boşluklarıyla Bütün Sesler Sessizlik! 
Yaşadığım Mevsim Tek! 
Yüreğim Eylül! 

Derme Çatma Bir Hayat! 
Kalbi Avuçlarında, 
Satır Satır Okuyup, 
İyice Ezberlediği Hüzünleri Unutmayan, 
Kimsesiz Bir Sarmaşık! 
Renkleri Çalınmış, 
Renksiz, 
Soğuk Bir Eylül! 
Gülüşleri Yorgun Olan Bir Kadının, 
Doğum Günü Kutlu ve Mutlu Olur mu? 
Karmaşıklıklar İçerisinde Karmakarışığım... 

Hayat! 
Biliyorum ki Bugüne Kadar Yaşattıkların, 
Bundan Sonra Yaşatacaklarının Aynası Olacak! 
Bana Öğretip Alıştırdığın Acılar, 
Bıraktığın Sessizlik İçin,
Kocaman Bir Teşekkürü Hak Ettin! 




15 Ağustos 2026 Cumartesi

Düş İle Düşüş Arasında

 Hep Bir Eksiklik Var İçimizde Bir Yerlerde... 
Tam Olamıyoruz Hiçbir Zaman... 
Dünlerin Aynısı Olan Günler, 
Yıkıntılar, 
Sargısı Açılmamış Yaralar... 
Kader Bizi Savurdukça, 
Sğınılacak Bir Liman Bulamayışlar... 
İçimizdeki Hisleri Sarıp Sarmalayıp, 
Ruhumuzu Bedenimize Sığdırmaya Çalıştıkça, 
Meçhul Rüzgarlara Hasret Yükleyişler... 
Dilin Sus Zamanlarında, 
Yalnızlığın Kervanında; 
Duygularımızdan Çalmadan, 
Yenilmekten Korkmadan, 
Yorgunluğumuzun, 
Yitikliğimizin, 
Yalnızlığımızın, 
Mutsuzluğumuzun Sebebini Arayışlar... 
Umut Deryasında Batan Gemiler, 
Sorgulardaki Suskunluklar, 
Belli Belirsiz Dalışlar, 
Amaçsız Yürüyüşler, 
Yokluğa Alışamamışlıklar, 
Alışkanlıklardan Kopamayışlar, 
Dipsiz, 
Amansız, 
Zifiri Karanlıklarda Bekleyişler, 
Derinlerde Bitmeyen Titreyişler... 
Gidenleri, 
Hiç Sahip Olamadıklarımızı, 
Hiçbir Zaman Bizim Olmayanları, 
Belki de Hiç Olmayacakları Arayışlar...

Hep İhtiyaç Duyuyoruz Gözlerinin Derinliklerine Bakmaya,
Sesinin Tınısına,
Ellerinin Sıcaklığına... 
Rüyalarda Göremeyince
Bir Yanımız Eksik Uyanıyoruz Sabahlara... 
Dolmayan Bir Boşluk,
Bitmeyen Bir Arayışın Tam Ortasında,
Bir Çizgi Çizmişiz Kendimize, 
Dışına Çıkamıyoruz... 
Çözemediğimiz Bilmece Misali,
Düş İle Düşüş Arasında Gidip Geliyoruz... 

Oysa Hayat; Aydınlıkta, 
Karanlıkta, 
Güzelle, 
Çirkinle,
İyiyle, 
Kötüyle,
Doğruyla, 
Yanlışla Var Olmaktır...
Bazen Pişmanlığı,
Bazen Hasreti,
Bazen Neşeyi,
Bazen Üzüntüyü,
Bir Tutam Sevinci,
Bir Avuç Hüznü
Bir Tadımlık Mutluluğu Kabullenmektir... 
Düne,
Bugüne,
Yarına
Geçmişe, 
Geleceğe Kayıtsız Şartsız Sarılıştır...
Hatta;
Gözlerine,
Sözlerine,
Hasretine, 
Vuslatına,
Vefasına,
Sevdasına Tutunuştur...

Mutluluk ve Mutsuzluk Arasında Sadece Bir Çizgi Vardır... 
İnsan Tutunmalı; 
Bazen Zamana,
Bazen Sevgiye, 
Bazen İnsana, 
Bazen Bahara,
Bazen de Hazana...
Eğer Tutunamazsak,
Bu Boşluk İçimizde Hep Var Olacak, 
Yaşayışımız Böyle Sürdükçe,
Ne Boşluklarımız Dolacak,
Ne de Ruhlarımızda Bütünlük Olacak..
Kendi Etrafımızda Beyhude Dönüp Duracağız!




14 Ağustos 2026 Cuma

Umut Bizi Hep Ayakta Tutacak

Bazı Sabahlar Kuş Gibi Ürkek Oluyorum... 
Gün Penceremin Önünde Dururken, 
Dakikalar Suskun, 
Saatler Küskün Oluyor... 
Duygularım Şekil Değiştiriyor... 
Ne Tamamen Geçmişte, 
Ne de Bugünün İçinde Oluyorum... 
Hangi Karanlık,  
Hangi Boşluk Bana Ait, 
Ayırt Edemiyorum... 

Bazı Sabahlar Bekliyorum... 
Bir Şeyler Değişsin Diye Değil,
Bitsin Diye de Değil, 
Sadece İçimdeki Yankının Susmasını İstiyorum... 
Sessiz, 
Ürkek, 
Kırılgan Bir Umut Geçerken İçimden, 
Kendimi Dinlemekten Çok Yoruluyorum... 
Ama Karanlığa Küsmüyorum... 
Biliyorum ki; 
Gün Gelir Hazan Bahara Döner, 
Rüzgar Diner İçimde... 
Susmaların İçinden Yürürken,
Toplarım Kendimi Kırıklarımdan... 
Kelimelere Sığmayacak Kadar, 
Umut Filizlenir Yeniden...

Bazı Sabahlar Bir Yanım Solgun, 
Bir Yanım Hüzün Dolu Oluyor... 
Bir Düş, 
Bir Dua Gibi, 
Ne Tamamen Gidebiliyorum, 
Ne Kalabiliyorum... 
Sonra Gün Dua Gibi Çözülüyor Gözlerimde... 
Cümlelerim Yankıya Dönüşüyor... 
Suskun Bir Tevekkül, 
Ve Sabırla; 
"Allah'ım!
Susarken Sana Döndürdüm İçimi... 
Sözcüklerim Hem Korkak, 
Hem de Kelimelerimi Susturacak Kadar Gürültülü... 

Allah'ım! 
Zamanın Ayakları Üzerimizden Geçerken,
Suçmudur Biraz Yorgun Düşmek? 
Karanlık Gecelerde Kalmak?
İçinden Susarken Kendini Aramak?
Suçmudur Sükütun Eşiğindeki İç Çekişler, 
Titreyen Nefesler? 

Allah'ım!
Yanılmak, 
Pişman Olmak,
Beklemek, 
Düşmek,  
Kırık Kanatlarla Gidilecek,
Veya Kalınacak Yerde Tamamlanmak,  
Kendini Yeniden Bulmak, 
Sessiz Adımlarla Hem Gidişler, 
Hem Kalamayışlar, 
Kırık Dökük, 
Ne Eksik Ne Yarım, 
Ne Hızlı,  
Ne Yavaş Akmak, 
Kalbin Her Atışıyla Adını Fısıldamak, 
Kelimelere Sığmayan Coşkun Bir Nehir Gibi, 
Sana Taşmak Senin Yoluna Aittir... 

Allah'ım!
Biz Sana Aitiz...
Biliyoruz ki,
Her Köz Senin İmtihanındır... 
Her Yer Sana Dönüştür... 
Sen Ne Dilediysen Biz Ona Razıyız...
Kocaman Bir Sessizlik Taşısa da Omuzlarımız, 
Dudaklarımız Hep Sabır Saklı Dualar Fısıldayacak... 
Umut Bizi Hep Ayakta Tutacak... 




13 Ağustos 2026 Perşembe

Sen Bende Değersin, Çok Değerlisin

 İçinde Sessiz Bir Irmak Akıyor... 
Ne Coşkunsun, 
Ne Taşkın... 
Ne Kayıpsın, 
Ne Silik... 
Yüreğin Külden İbaret, 
Boşluklar İçine Yuvarlanıyorsun... 
Cömert Sancılarınla, 
Hüzünlü Sabahları Birbirine Ekliyorsun... 
Kırık Duygularınla, 
Yaralarını Onarmaya Çalışıyorsun... 
Hayat Akıyor Ama, 
Sen Kalabalığın İçinden Değil, 
Kendi İç Yaralarında Yürüyorsun... 
Attığın Adımların Seslerini Değil, 
İzlerindeki Kırılışları Duyuyorsun... 
Kim Aldı Heyecanını ki, 
İçinde Baharlar Boy Vermiyor... 
Ruhundaki Çocuk Susmuş, 
Kucak Dolusu Sevgiyi Aramıyor... 

Hepimiz Biliyoruz Zamanın Yara İzi, 
Kanayan Bir Suskunluk, 
İç Kırılması, 
Adı Konmamış Bir Mevsim Olduğunu... 
Ne Yağmuru Diner, 
Ne Ayazı Geçer... 
Çünkü Zaman Derin Bir Yalnızlıktır, 
Her Şeyin Üzerine Oturan Ağır Bir Yük! 
Garip Bir Yorgunluktur! 

Biliyorum, 
Hiçbir Şey Tam Anlamıyla Unutulmaz... 
Ne Geçmiş Geride Kalır, 
Ne Gelecek Uzakta Durur...
Yıllar Sonra Yeniden Kanatır... 
Bazen Gözyaşı Olur, 
Bazen Kocaman Bir Suküt... 
Hani Zaman İyileştirir Derler Ya?
Ah!
Ne Büyük Yanılgı! 
Zaman İnsana,
Kapısı
Penceresi Olmayan Bir Odada
Sadece Yükünü Taşımayı Öğretir! 

Kırıldığın Aynaları Topla İçinden,
Ki,
Geçmiş Gölgene Otumasın... 
Yüreğinin Kapılarını Hayata Kapatmasın...
Düşmek Çok Kolaydır,
Hayata Tutunmak mı?
Cesaret!
Ne Geçmişin Ağırlığı Olsun Üzerinde, 
Nede Gelecek Kaygısı... 
İçinde Sessiz Kıyamet Kopsa da,
Dışında Tevekkülün Sabrı Olsun...




12 Ağustos 2026 Çarşamba

Merak Etme İyiyim Ben

Teslimiyet Yitik Bir Düş Değildir... 
Ruhun Telleri Titreten, 
Kapanmamış Yaraları Tedavi Eden, 
Bekleyiştir... 
Meçhule Açılan Sonsuzlukta, 
Hissedilen Huzurdur... 
En Ağır Yükü Bile Taşırken, 
Umudun İçinde Var Olmasıdır... 

Teslimiyet, 
Kendi Sessizliğinde Büyüyen, 
Acılara Susmayı Öğretendir... 
Kalbin Karanlığından Sızan, 
İç Sesinde Yankılanan Bir Fısıltıdır... 

Ve Ben;
Solgun Bir Yüzle, 
Feri Sönmüş Gözlerle, 
Silik Bir Suretle, 
Gülüşü Sönen Dudaklarıma Şahitlik Etmiyorum... 
Duvarların Sessizliği İle Kendimi Baş Başa Bırakarak, 
Hayatımı Rüzgarlara Bağlayarak,  
Oradan Oraya Savurmuyorum... 
Çaldığım Her Kapının Ardında Derin Boşluklarla Karşılaşsamda, 
Sert Rüzgarlara O Kadar Alışığım ki, 
Bir Esintide Olduğum Yere Yıkılmıyorum... 
Üşüyen Yaralarıma Sarılıp, 
Kaybolmuş Bir Ses Gibi Yalnızlıklara Çekilmiyorum... 
Yaralanmış Yıllarıma Rağmen, 
Duvarlara Çarpmadan, 
Derinliklerde Boğulmadan, 
Çaresizliğin Kıskacında Kalmadan, 
Karakışı Öteleyerek, 
Yepyeni Umutları Hayata Döndürerek, 
Ayakta Durmaya Çalışıyorum... 
Ruh mu Daha Dayanıklı, 
Yoksa Beden mi? 
Eksik Kalan Yaşam mı? 
Yoksa Yaşanamayanlar mı? 
Zaman İnsanı Azaltırmı, 
Diye Kendime Sorsamda! 
Anlamını Bilmediğim Sözcüklere Cevap Aramıyorum... 
Bir Cümle Boşluğu Kadar Olan Hayat, 
Benden Aldıklarını Geri Vermemek İçin Dirense de, 
Sıkıntılı Günlere Sarılıp, 
Kaybolmak İçin Gayret Sarf Etmiyorum... 

Acılara Hükmetmeyi Öğrendim Ya? 
Derinlere Gömmeyi de!
İçimdeki Boşluğu Çukur Gibi Büyütüp,
Dokunulmamış Yaralarla Doldurup,
Sessizce Derinleştirmiyorum...
Önümdeki Dik Yamaç Dikenli Tellerle Çevrili Olsa da,
Her Yükün Altından Kalkan Ben, 
Umutsuzluklar Altında Kendimi Ezdirmiyor, 
Akşamlardan Kalma Yalnızlıklarda, 
Dört Nala Giden Zamanın Ayakları Altında Ezilmiyorum...
Parçalanmış Ruhun Bedeni Canlı Kalmasa da,
Doğan Her Yeni Güne, 
Yeni Umutlar Savurmaktan Vazgeçmiyorum...

Acılarımın,
Hüzünlerimin Üzerini Toprakla Örttüm...
Akrep İle Yelkovan Arasında Sıkışmış Zamanda
Düşmeden Yürümeye Çalışıyorum... 
Kaybolmuşluklar İçinde, 
Ruhsuz Gibi Dolaşmıyorum... 
İnsan Debelendikçe Daha Derin Çukura Gömülür,
Biliyorum!
Ucunu Bıraktığım Hayatın Bana Ait Olmayacağınıda...

Hayat Koridorlarında Yalpalayarak Yürümek, 
Olumsuz Cümleleri Dudaklara Mühürlemek, 
Bir Umut Diye Aralanan Kapıdan,
Umutsuzca Bakmak İnanmış İnsanlara Hiç Yakışmıyor!
Dümeni Kırık, 
Rotası Kayıp Bir Gemide de Olsam,
Yavaş Yavaş Yok Olmanın Arefesinde Yaşarken,
Allah'a Teslim Olmak Huzur Bulmak Olduğuna İnanıyorum... 

Zaman Geçer, 
Dünya Döner...  
Yarınlar Hep Vardır... 
Elbet Bende Bir Gün Ölüm İle Hayat Arasındaki,
Kader Düğümünün Hüzün Karesinden Çıkıp, 
Mutluluk Çerçevesinde Yerimi Alırım...
Dünlerden Elimde Kalan Bakışlarımın Hüznünü Gülümsemeye Çeviririm... 
Dünlere Ağlamak Yerine,
Yarınların Hayallerinde Gülümserim...
İçimin Sükünetini, 
Coşkumun Dinginliğini Korur, 
Alaca Karanlık Çökmüş Yüreğimi Aydınlığa Kavuştururum... 

Merak Etme İyiyim Ben...
Zamanla Kavga Etmeyi Bıraktım Ya?
Sarı Hüzünler Düşmeyecek Artık Gözlerimden Toprağa... 
Penceremden Sessizlik Beline Kadar Sarkamayacak, 
Gölgeler Birbirine Dolanmayacak, 
Geceler Sabahlara Küs Olmayacak... 
Yine Gün Doğacak, 
Yine Kuşlar Ötecek... 
Duvarlarım Nem Tutmayacak,
Gökyüzüm Yorgun Olmayacak...
Başka Türlü Kokacak Gecelerim, 
Umut; 
Kurumuş Dallarıma Bile,
Rengarenk Çiçekler Açtıracak...



3 Ağustos 2026 Pazartesi

Her Şeyin Mutlaka Bir Sonu Var!

 Hiçbir Şey İstemediğim Bir Gündeyim... 
Hoşluklar Yürümüyor İçimin Kulvarlarında... 
Şiir Demetleri Büyümüyor Avuçlarımda... 
Hangi Yöne Baksam, 
Hangi Yöne Gitsem, 
Bakışların Sıcağından Mavi Bir Umut Doğmuyor... 
Tenha Bakışların Soğukluğu Beni Yoruyor... 
Direncini Kırıyor Kalmalarımın... 
Bıraktım Artık Suskun Tereddütleri... 
Ne An'a Mühürlüyüm, 
Ne Geçmişe Takılı, 
Nede Geleceğe Müptela... 
Her Şey Tırmalıyor Ruhumu... 
Yüreğimin Nefesini Tüketiyor... 
Ruhumun Sözlerine de Aldırmıyorum... 
Gittim Bahar Yağmurlarından... 
Yandığım Alevlerden... 
İnatçı Direnişlerimden... 
Kapanmayan Yaralarımdan... 
Tükenmeyen Umutlarımdan... 
Solgun, 
Yılgın Yalnızlıklarımdan... 
Gönlüme Hükmedecek Gücüm Kalmadı... 
Umutlarımı Tüketip, 
Yağmaladım Korkularımı... 
Umutsuzluğu Susturduğum Gibi, 
Susturdum Her Yanımı...  
Bütün Renkleri Siyaha Boyayıp, 
Günü Hüzünlü Düne Teslim Ettim! 
Nasılsa İnsanın Özü Hüzün! 
Dilsiz Acıların Kuyusunda, 
Geceleri Ağlamak, 
Acıları Taşımak Bir Sır Değil... 
Sonsuz Diye Bir Şey Yok... 
Yaşanan Her Şeyin Mutlaka Bir Sonu Var... 
Şımarmış, 
Yüzsüz Duyguların, 
Nerden Geldiği Bilinmeyen, 
Hiç Dinmeyen Fırtınaların Bile... 
Çünkü Kelimelerimin Ayakları Prangalı! 
Bir Tenin Kokusunu, 
Sevdanın Fısıltılarını Yazamayarak,
Duygularımı Dizginlemek Zorunda Kalmak, 
Öksüz Kalmak Gibi Bir Şey... 
Vazgeçmenin Tam Ortasında Gönlüm... 
Harf Harf,
Hece Hece Süküt Dolu İçimin Yamacı... 
Son Nokta Koyuyorum Aşka Dair Sözlerime... 
Düşünmüyorum Hiçbir Şeyi...
Nasılsa Bu Dünyada; 
Umutların Solmadığı, 
Hasretin Bulunmadığı, 
Duyguların Kahrolup Yıkılmadığı, 
Seven Gönüllerin Kınanmadığı Yer Yok!

Araf'ta Bekleyen Bir Ruh Gibi,
Gel-Gitlerin Kucağında, 
Bir Oda Dolusu Yalnızlıkla,
Aklımın Kıyısındaki Gücenmiş Satırları Yazarken,
Saat Sabaha Döndü Yüzünü... 
Gözyaşlarım Üşürken,
Gün Dünde Kalırken,
Bir Avuç Su,  
Bir Avuç Umut,
Bir Damla Yağmur Yağmadı İçimin Kurak Koridorlarına... 
Rüzgar İç Çektikçe Nefeslerimde,
Günün Rengi Soldu Gözlerimde...

Bu,
Yorgunluk Kokan Sabahlarımdaki,
Sessiz Sedasız Gözyaşları... 
Gönül Yıkıntıları...
Eylül Yangınları... 
Bu,
Gözkapaklarıma Düşen Ağırlık... 
İçimde,
Gözümde, 
Duygularımdaki Sesleniş...
Belki de İçe Doğru Derin Bir Kırılış! 

Bunun Adı Belki Veda,
Belki Elveda... 
Gidiş,
Bir Daha Dönmeyiş Belkide... 
Yada Ne Bileyim,
Otururken, 
Kalkarken, 
Yatarken,
Aynı Yerden,
Aynı Boşluğa Düşüş... 
Sabrımın Sınırlarını,
Ruhumun Kapılarını Yoklayış... 



2 Ağustos 2026 Pazar

Şiirlerinde Üşüyen Adam! Sevgiyle Kal...

 İçi Hüzün Dolu, 
Umutları Yorgun Düşmüş, 
Derinliğine Dokunulamayan Adam! 
Hayatta Zamanı Geriye Çevirme, 
Geçmişi Yok Etme Gibi Bir Şans Yok... 
Biliyorum, 
İçinde Biriktirdiğin Çok Şey Var... 
Kendine Sakladığın, 
Tek Başına Sırtladığın, 
Altında Ezilmemek İçin Debelenip Durduğun... 
Bilmediklerin Sana Düşman, 
Bildiklerinle Kavgalısın... 
Yüzünde Çizgiler, 
İçinde Biriktirdiğin Acılar, 
Avuç İçinde Gizlediğin Kederler Var... 
Bende Biliyorum, 
İnsanlara Güvenmek İsteyip de Güvenememenin, 
Birilerine İhtiyacın Varken, 
Bir Omza Yaslanıp Ağlamayı İsterken, 
Gözyaşlarını İçine Akıtmanın Ne Kadar Zor Olduğunu... 
İçindeki Yorgunluk Kendine Kestiğin Ceza Olmamalı... 
Sen Sen Ol, 
Kaybolduğun Karanlıkta, 
Debelendikçe Daha Derine Batarak, 
Yok Oluşu Yaşama... 
Amaçsız, 
Boş, 
Yarınları Göremeyen, 
Yaşayıp Yaşamadığından Emin Olmayan Bir İnsan Olma... 
Mutlulukla Mutsuzluk Arasında ki Boşlukta Dolaşma... 
Yaprak Dökümü, 
Hazan Mevsimi Son Durak Olmasın İçinde... 
Geçmişin Tozuyla İleriye Yürüme... 
Umut Gemini Bilmediğin Okyanuslara Sürükleme, 
Ki,
Ufukların Daralmasın, 
Aydınlığın Körelmesin... 
Olduğun Değil, 
Olmak İstediğin Yolda, 
Emin Adımlarla, 
Ardına Bile Bakmadan, 
Devam Et Yürümeye... 
Yıka Sevda Yağmurlarında Yüreğini... 
Yaslanacak Bir Omuz, 
Sıcacık Bir Kucak Senin de Hakkın... 
Geçmişteki Mutsuzlukların, 
Gelecekteki Mutluluklarına Gölge Düşürmesin... 
Yaşanmadan Tutkulardan Uzak Kalmak, 
Mahrum Olmak Zor... 
Hayallerin, 
Ümitlerin, 
Arzuların Sonu Yok... 
Düşün Geç Bulup Erken Kaybettiklerini... 
İç Çekişlerini, 
Ahlarını, 
Vahlarını, 
Düşün Geçmişini... 
Hatalarını, 
Keşkelerini, 
Kendinle Olan Kavgalarını, 
Kaçtıklarını, 
Vazgeçtiklerini... 
Koru Kendini Hüzünden, 
Acıdan, 
Kırılganlıklarından... 
Kalın Zırhlar Örerek Ruhuna, 
Kendine Yabancılaşma... 
Yitirme Sevilerini... 
Işık Saç Etrafına... 
Mutluluk Dağıt Yanında Olanlara... 
Daha Yaşayacağın Çok Şey Var, 
Atılması Gereken Çok Kahkahan... 
Dilerim Hayat Mutluluk Diyarına Yaprak Gibi Savurur Seni... 
Bembeyaz Bir Sayfa Açar Önüne... 
Hakkın Olan Mutluluğu Aramak,
Bulmak İçin Söz Ver Kendine... 
Senin İyi Olduğunu, 
Yepyeni Bir Yaşamda Umutlara Yol Aldığını,
Seni Öldüren Değil, 
Seni Yaşatan Bir Sevdaya Yelken Açtığını Bilerek Ölmek,
Mutlu Eder Beni...

Eylül Yürekli Adam! 
Benim Bu Dünyadaki Mutluluğum, 
Senin Mutlu Olduğunu Bilmek...
Koşman Gerekirken Neden Hala Duruyorsun!
Yüreğinin Hücresinde,
Kendi Hükmünü Verip,
Kendine Neden Müebbet Yediriyorsun?
Duyguların En Uç Noktalarında,
Doruklarında, 
Öncesiz,
Sonrasız Bir Aşka Neden Gülümsemiyorsun?Umutlarla Bak Yarınlara... 
Gökyüzü Nefesin, 
Bulutlar Kanatların Olsun İstemez misin?
Her Sabah Renkli Rüyalarla Uyanmak, 
Karanlıkta Kalmış Yalnızlıklarından Kurtulmak İstemez misin?

Şiirlerinde Üşüyen Adam! 
Görmüyor musun Ruhunun Aynasındaki Rutubeti? 
Issızlığında, 
Dinginsiz Acılarda,
Yalnızlığını Hissedemeyecek Kadar Kalabalıklığını? 
Yitirdiğin Özlemlerini Saymıyorum Bile,
Onların Sancısını Yalnızlık Tadında…
Geç Kalışlar Biriktirme Sessiz Hüzünlere Sığınan Gözlerine... 
Susulmuş,
Yutkunulmuş Bir Cümle, 
Solgun,
Siyah-Beyaz Resimler Kadar Hüzünlü Olma... 
Tebessüm Et Hayata... 
Mutluluğu Kirpiklerinden, 
Umudun Mavisini Daçlarından Yakala... 
Perdelerini Aç Yüreğinin...
Bu Doğum Gününde Sevginin Güzel Yüzü Değsin Gönlüne...
Rengarenk Çiçekler Açtırsın Tebessümlerine... 

Umutları Yorgun Düşmüş Adam! 
İçinin Sevgi Tomurcuğunu Soldurma... 
Hep Huzurlu, 
Mutlu, 
Sevgi,
Ve Aşk Dolu Geçsin Ömrün... 
Dünyanın Neresinde Olursan Ol,
İyilik, 
Güzellik Adına Ne Varsa Şu Dünyada, 
Seni Bulması Ümidiyle,
Sağlıklı,
Huzurlu,
Bereketli Bir Ömür Diliyorum...
Sevgiyle Kal...