Kuytularda Vurgun Yemiş Hayat,
Başıbozuk Duygular,
Suskun Bakışlar,
Yitik Bir Can,
Tutsak Yaşam,
Iskalanmış Mutluluklar,
Gölge Etmeye Korkan Ürkek Bulutlar,
Gecelerden Medet Umuşlar,
Yargısız İnfaza Kurban Oluşlar,
Yalnızlığa El Yordamıyla Sarılışlar,
Bir Elin Sıcaklığında Hasretten Kanayışlar,
Geleceğin Geçmiş Olmasına Ürperişler...
Kör Geceler Tanığı Düşsel Yolculuklarda;
Ellerine Yıldızlar Batıyor,
Avuçlarında Kar Taneleri Eriyor...
Başıbozuk Duygular,
Suskun Bakışlar,
Yitik Bir Can,
Tutsak Yaşam,
Iskalanmış Mutluluklar,
Gölge Etmeye Korkan Ürkek Bulutlar,
Gecelerden Medet Umuşlar,
Yargısız İnfaza Kurban Oluşlar,
Yalnızlığa El Yordamıyla Sarılışlar,
Bir Elin Sıcaklığında Hasretten Kanayışlar,
Geleceğin Geçmiş Olmasına Ürperişler...
Kör Geceler Tanığı Düşsel Yolculuklarda;
Ellerine Yıldızlar Batıyor,
Avuçlarında Kar Taneleri Eriyor...
Üstüne Üstüne Geldikçe Karanlık,
Daralıyor Kafesi...
Ayak Uyduramıyor Kalbinin Ritmine...
Yazık Oldu Kadına!
Hiç Yaşanmamış Gibi Yaparak;
Sevgiyi,
Sevdayı Öldürdü!
Yalnızlık Köşesi Oldu,
Düşerken Dipsiz Kuyulara,
Attığı Çığlıkları Kendisi Bile Duymadı...
Ne Gökyüzünün Mavisi Gördü,
Ne Kuşların Çağrısını Duydu...
Kalbine Kışı Yaşatıyor,
Duyguları Küf Kokuyor...
Oysa,
Gün Batımında Öperken Saçlarından,
Kıpır Kıpır Olacaktı Yüreği...
Gözleri Gözlerindeyken,
Dağılacaktı Hüzünler Gözlerinden...
Tutarken Ellerini,
Mühürleri Açılacaktı Yüreğinin...
Artık Sabahın İlk Saatleri,
Hüzün Üflerken Yalnızlığına,
Duyguları Buz Tutacak,
Yüreği Derinden Donacak...
Dudakları Bükülecek Kederinden...
Düş Yorgunu Kirpikleri,
Sızısını Dindiremeyecek...
Şimdi Hangi Tanıma Sığacak Kadın?
Duygu Kırılması?
Yıkılmış Bir Yürek?
Terkedilmiş Bir Ev?
Kül Altında Yanan Ateş?
Ağır Ağır Ölüş?
Bir Öpüşün Mührüyle Ömür Harcayış?
Görmeden Sevdiği...
Sevip de Eremediği...
Gölgesiyle Yetindiği,
Sende Kaybolmuşsa,
Sen Artık Ne Taş Üstünde Taşsın,
Ne de Gökte Uçan Kuş!
Bu Düş Senindi,
Sen İstedin Bu Acıyı! İşkence Misali Sorgulama Artık Yüreğini!
Bu Masalda Yargıcın Sendin,
Celladın da Sen Oldun!
Bıraksalar,
Bir Kuşun Kanadıyla Umut Taşırsın Uzaklara...
Aklına Çocuksu Hayaller Dolmasın...
Gözlerin Yedi Rengi Kuşanmasın...
Bilmelisin;
Yosun Tutmuş Yürekler;
Ne Fırtına,
Ne Kasırga Dinler...
Güneşini Vurup,
Geceye Düşürürler...
Yaralı Yüreğini,
Aydınlığa Küstürürler.
Hayat Denen Uçurumdan,
Mevsimsiz Düşürürler...
Şimdi Bıraksalar,
Mutluluktaki Hüzün,
Denize Düşen Ay Işığı,
İnceden Yağan Kar Gibi;
Gönlüne Düşürür,
Sonsuza Kadar Seversin...
Bıraksalar,
Ölümüne Severek Ölürsün...
Bu Masalda Yargıcın Sendin,
Celladın da Sen Oldun!
Bıraksalar,
Bir Kuşun Kanadıyla Umut Taşırsın Uzaklara...
Aklına Çocuksu Hayaller Dolmasın...
Gözlerin Yedi Rengi Kuşanmasın...
Bilmelisin;
Yosun Tutmuş Yürekler;
Ne Fırtına,
Ne Kasırga Dinler...
Güneşini Vurup,
Geceye Düşürürler...
Yaralı Yüreğini,
Aydınlığa Küstürürler.
Hayat Denen Uçurumdan,
Mevsimsiz Düşürürler...
Şimdi Bıraksalar,
Mutluluktaki Hüzün,
Denize Düşen Ay Işığı,
İnceden Yağan Kar Gibi;
Gönlüne Düşürür,
Sonsuza Kadar Seversin...
Bıraksalar,
Ölümüne Severek Ölürsün...
Yapma!
İnan Yeniden Eskimiş Yüzlere Karışır Yüzün...
Kırık Umutların Ağırlığı Çöker Bakışlarına...
Hangi Aynaya Baksan Hüzünlü Gözler Görür,
Koyduğun Yerde Bulamazsın Ellerini...
Sarılmadan Geçmez Hasretin Sancısı...
Duyan Olmaz Sesini...
İçinde Kırılan Her Şey,
Gözyaşlarının Seline Karışır…
Kendi İçindeki Kör Kuyulara Saklanırsın...
Kokusu Üstüne Sindikçe Yalnızlığın,
Her Gece Düşlerine,
Gül Rengi Hüzünler Yazılır...
Başıbozuk Duygulardan,
Gecelerin Yorulur!
Ah Bir Bilsen!
Geceler Boyu Kaç Kişi Uykusundan Vuruldu!
Kaç Avuçtan Umut Yerine Umutsuzluk Döküldü!
Kaç Kişinin Gözlerine Akşamın Gölgesi Düştü!
Kaç Kişinin Bedenini Kafes Gibi Sardı Issızlık!
Ah Bir Bilsen!
Kaç Kişinin Gölgesinin Üstüne Akşamın Serinliği Serildi!
Bıçak Sırtı Düşüncelerde Bir Üşüdü,
Bir Yandı!
"Neyim Var,
Ya da En Çok Neyim Yok" Diye Ağlama!
Üzülme Yaşadıklarına,
Sitem Etme Yaşayamadıklarına...
Kabulündü Acıyan Yerlerin,
Kimse Vurmadı ki Kafana!
Sen Yaptın Ne Yaptınsa!
Bu Suçu Sen İşledin!
İçinde Bulunduğun An’a;
İster Dün de,
İstersen Yarın...
Bil ki Yaşadığın Her Şeyin Adını,
Sen Koydun!
Çarelerin Kapısını Yıllar Önce Kaybettin...
Zaman:
Zamansızlık Kadar Uzundur...
Zamanın Sonu Yoktur...
Yaşadıkların Önce Yazılıp,
Sonra Silinmişse,
Bazı Şeyler Çok Uzaksa Sana,
Uykuda Rüyalar Görebiliyorsan,
Sahip Olduklarınla Avun...
Üzerinden Atamayacağın Ağır Bir Yorgunluk,
Kalabalıklar İçinde,
Adı Unutulan Bir Gölge Gibi Yaşama...
İnan Yeniden Eskimiş Yüzlere Karışır Yüzün...
Kırık Umutların Ağırlığı Çöker Bakışlarına...
Hangi Aynaya Baksan Hüzünlü Gözler Görür,
Koyduğun Yerde Bulamazsın Ellerini...
Sarılmadan Geçmez Hasretin Sancısı...
Duyan Olmaz Sesini...
İçinde Kırılan Her Şey,
Gözyaşlarının Seline Karışır…
Kendi İçindeki Kör Kuyulara Saklanırsın...
Kokusu Üstüne Sindikçe Yalnızlığın,
Her Gece Düşlerine,
Gül Rengi Hüzünler Yazılır...
Başıbozuk Duygulardan,
Gecelerin Yorulur!
Ah Bir Bilsen!
Geceler Boyu Kaç Kişi Uykusundan Vuruldu!
Kaç Avuçtan Umut Yerine Umutsuzluk Döküldü!
Kaç Kişinin Gözlerine Akşamın Gölgesi Düştü!
Kaç Kişinin Bedenini Kafes Gibi Sardı Issızlık!
Ah Bir Bilsen!
Kaç Kişinin Gölgesinin Üstüne Akşamın Serinliği Serildi!
Bıçak Sırtı Düşüncelerde Bir Üşüdü,
Bir Yandı!
"Neyim Var,
Ya da En Çok Neyim Yok" Diye Ağlama!
Üzülme Yaşadıklarına,
Sitem Etme Yaşayamadıklarına...
Kabulündü Acıyan Yerlerin,
Kimse Vurmadı ki Kafana!
Sen Yaptın Ne Yaptınsa!
Bu Suçu Sen İşledin!
İçinde Bulunduğun An’a;
İster Dün de,
İstersen Yarın...
Bil ki Yaşadığın Her Şeyin Adını,
Sen Koydun!
Çarelerin Kapısını Yıllar Önce Kaybettin...
Zaman:
Zamansızlık Kadar Uzundur...
Zamanın Sonu Yoktur...
Yaşadıkların Önce Yazılıp,
Sonra Silinmişse,
Bazı Şeyler Çok Uzaksa Sana,
Uykuda Rüyalar Görebiliyorsan,
Sahip Olduklarınla Avun...
Üzerinden Atamayacağın Ağır Bir Yorgunluk,
Kalabalıklar İçinde,
Adı Unutulan Bir Gölge Gibi Yaşama...
Ağlama!
Deli Dolu Duygular Sarsmasın Benliğini...
Silinsin İzleri Gözlerindeki Kederin...
Sanma ki Güneş Artık Hiç Doğmayacak,
Kuşlar Gökyüzünde Uçmayacak...
İster Durup Durup İçindeki Ölüleri Dirilt!
İster Aç Perdeni,
Dışarıdaki Hayatın Telaşını İzle...
Nasılsa Daha Çok Var Yarına...
Deli Dolu Duygular Sarsmasın Benliğini...
Silinsin İzleri Gözlerindeki Kederin...
Sanma ki Güneş Artık Hiç Doğmayacak,
Kuşlar Gökyüzünde Uçmayacak...
İster Durup Durup İçindeki Ölüleri Dirilt!
İster Aç Perdeni,
Dışarıdaki Hayatın Telaşını İzle...
Nasılsa Daha Çok Var Yarına...
Birazdan Karanlık Çöker...
Gürültüler Diner...
Kapanır Kapılar,
Perdeler İner...
Takvime Uzandıkça Ellerin,
Kopardıkça Yaprakları,
"Geçer" Deyip,
Avut Kendini!

Yaşadığım Sessizlikte Çok Yoruldum…
YanıtlaSilKaç Geceyi Gömdüğümü,
Gözlerimden Taşan Acıyı Kimse Bilmedi...
Kimsenin Görmediği Gecelerde,
Çok Şey Biriktirdim İçimde…
Söylenmemiş Cümleler,
Yarım Kalmış Hayaller...
Her Takvim Yaprağı,
Geçmişimi Silip Götürdü...
Adı Silindi İçimden...
Canımı Acıtmıyor Sesi!
Zamanın Arkasından Koşmaya Niyetim Yok!
Çok Yoruldum Bu Durakta...
İçimdeki Boşluk Öyle Derin,
Öyle Sessiz ki;
Her Şey Uzaklaşmış Benden!