29 Haziran 2026 Pazartesi

Sessizce Ölebilirsin!

Yine Yüreğinin Titreşimleri Avuçlarında... 
Umutlar, 
Belkiler, 
Vazgeçipte Vazgeçemediğin Her Şey, 
Birde İçini Isıtan O Sarılmalar Avuçlarında, 
Ama Isıtmaya Yetmiyor Titreyen Nefesini... 
Ellerin Birbirine Sarılmış, 
Sessizliği Dinliyor... 
Daha Kaç Mevsim Ölür Avuçlarında? 
Kaç Gün, 
Kaç Gece, 
Kaç Düş Solar İçinde? 
Karanlık Çıkmazlar, 
Daha Ne Kadar Atar Seni Yalnızlığın İçine? 
Gözlerin, 
Saçların, 
Kalbin, 
Ruhun, 
Daha Kaç Kez Şiir Olur? 


Ah, 
Nasılda Geçti Ömrün! 
Bir Türlü Geçmeyen Yıllar, 
Nasılda Ömrünü Tüketip, 
Hüzünlü Bir Mevsime Döndürdü... 
Yarım Kalmış Şiirlerini Boğazına Düğümledi, 
Ki, 
Darmadağın Zamanlardan, 
Metruk Mekanlardan Topladın Kalp Kırıklarını... 
Gözyaşlarını Bulutlarla Saklayarak,
Amasız Hayallerini, 
Fakatsız Arzularını Usulca Kendinden Uzaklaştırıp,
Hüzne Sakladın Duygularını., 
Ki,
Tüm Duyuların Hissiz,
Sesin Çıkmıyor,
Önündeki Yollar Gitgide Uzuyor,
Uzadıkça Birbirine Karışıyor...
Kayboluyorsun Olmayan Yarınlarda...


Kabul Ediyorum,
Çok Eskidin! 
Daha Fazla Eskimeden; 
Yavaş Yavaş,  
Usulca, 
Sessizce Ölebilirsin!
Göçmen Kuşların Kanatlarında,
Göklerin Adressiz,
İsimsiz Yerlerine Usulca Gidebilirsin...
Kapısız Bir Zindana,
Kendini Kilitleyebilirsin! 






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.