24 Haziran 2026 Çarşamba

Kimse Bilmesin Yenildiğini

Son Günlerde Emanet Gibi Taşıyorum Kendimi... 
Gözlerim Ufka Dalıp Duruyor Akşam Üstleri... 
Şarkıların Hüznü, 
Sevdaların Zerafeti, 
Tuhaf Bir Zamana Sürüklüyor Beni... 
Benle Beraber Sakladığım, 
Küllediğim, 
Vazgeçtiğim Her Şeyi... 

Önemi Yok Yılların, 
Zamanın, 
Mekanın, 
Baharların... 
Duruldu İçim... 
Bilmiyorum Neden Hala Islak Avuçlarım... 
Neden Öksüz, 
Kırılgan, 
Ürkek Mısralarım... 
Sağır Karanlıklardan, 
Kör Pencerelerden, 
Hüzünlü Günlerden, 
Bir Kaç Kırık Mısra Kalmış içimde... 
Dualar mı? 
Her Daim Parmaklarımın Ucunda... 
Git Gide Geceye Benzemeye Başladım... 
Yaşanmamışlığa Teslim Olmaya... 
Bir Girdabın İçinde,
Gözlerimi Israrla Ağlatmaya... 

Ey Kendim! 
Artık Çocuk Değilsin... 
Sustur Dilini, 
Sessizce Ağlat Gözlerini,
Ki, 
Kimse Bilmesin Yenildiğini... 
Yalan Söylemeyi Beceremesen de, 
Kendini Kandırmayı Başarabilirsin...
Her Sabah Güneş Doğarken, 
Acılarını Silip Süpürebilirsin...
Son Ümitlerini Tüketmeden, 
Kendine Söz Verebilirsin... 
Rüzgarın Estiği Yöne Dön Yüzünü...
Umutlarını Yanına Almayı Unutma...
Düşlerin Sınırsız,
Hayallerini Gerçeklerden Öteye Kur... 
Kalk Düştüğün Yerden! 
Bil ki;
Ölmek İçin, 
Önce Yaşamayı Öğrenmelisin... 
Geçmişi Kaybetmeden,  
Geleceği Kazanabilirsin...
Sana Gereken Tek Şey; 
Susmak!

Sende Bilirsin Aslında; 
Kalsan da, 
Gitsen de, 
Mutlaka Bir Şeyler Ölür İçinde... 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.