29 Haziran 2026 Pazartesi

Bir Şiirde Kendini Okumak

Zordur Kırılmış Gönüllerin Sancısında, 
Dökülen Gözyaşlarında, 
İç Çekişlerde, 
Hüzünler İçinde Duygu Kervanına Katılmak... 

Zordur Yalnız, 
Issız Gecelerde, 
Zifiri Karanlıkların Tenha Sokaklarında, 
Yüzüne Aşk Olup Düşeni; 
Yüreğine Aşk Diye Dolanı, 
Düşlerin, 
Düşüncelerin Ötesinde Okuyabilmek... 

Gün Gelir Gökyüzüne Bakıp Şiirler Yazarsın... 
Ellerini Tutasın, 
Yüreğini Yüreğine Katasın Gelir... 
Gün Gelir Sonbahar Mevsimi Ayaklarına Dolanmaz... 
Ateşler Söner, 
Gelecek Geçmiş Olur... 
Dünya Var Oldukça Sevda Dayanır Yalnızlığa, 
Her Türlü Acıya... 

O Kadar Çok ki Dünya'da Cehennemi Tadan... 
Hasret Eteşiyle Tutuşarak, 
Kendini Kendinde Eriten... 
Duygularını Vücudunun Her Zerresinde Hissedenler, 
Sessizliğin Nefessizliğinde Ölenler... 

O Kadar Çok ki Sevdasını Yıldızlara Yazarak Sevdiğini Büyütenler... 
Gözlerinde Geceyi Yaşarken, 
Tüm Işıkları Kapatanlar... 

O Kadar Çok ki Elindeki Kalemle Günlüğünü Doldurup, 
Hayallerine Düşmanı, 
Ruhuna Azrail Olanlar, 
Gülmeyi Kendine Yasaklayanlar... 
Yüzü, 
Sözü Yorgun, 
Kalbi Kırgın, 
Gönlü Kendine Dargın Olanlar... 

Kim Bilir Kaç Zaman Daha Geçecek... 
Gözlerindeki Fırtınalar Yüreğini Yerinden Sökecek... 
Kendini Bulma Çabasında Kendini Yitirecek... 
Gözlerinde, 
Sesinde,  
Daha Kaç Yaşanmamışlık Çarpacak Kulaklarına... 
Yüzü Belirsiz, 
Kimliğin Meçhul Birinin Ellerinin Sıcaklığı Değecek Ellerine... 
Ama Gerçek Olan Hiçbir Şey Özünü Yitirmeyecek... 
Onlar Gökkuşağının Sekizinci Renginde, 
Keşfedilmeyi Heyecanla Bekleyecek...  
Düşler Sokağında Hayallerini Kaybedenler, 
Gecenin Sessizliğinde,
Karanlık Çökerken Sessiz Çığlıklarına, 
Dayanılmaz Hasretin Koluna Girecek... 
Kucağında Derin Acılar Büyüterek,  
Yıllara Meydan Okuyan İzlerle, 
Kader Defterindeki Son Sayfaya; 
Hicran Besleyen Duvarları, 
Izdırap Yüklü Bulutları, 
Mevsimi Olmayan Çölleri Akıtacak… 

İlk Bakış,
İlk Heyecan,
Hiçbir Zaman Unutulmaz... 
Farklı Mekanlarda,
Farklı Zamanlarda 
Farklı Kişiler Olsalar da; 
Son Nefes Verildiğinde; 
Zamanı,
Mekanı Olmayan Sonsuzlukta Buluşurlar...
Bir Umudun Var Olduğunu İspatlarcasına, 
Umarsızca Yok Oluşlarına Seyirci Kalmazlar...
Bırakırlar Hapsettikleri Tüm Hisleri... 
Prangaları, 
Kelepçeleri Çözerler...
Hangisi Yıldız, 
Hangisi Güneş O Sonsuzlukta Öğrenirler...
İşte O Zaman Üzerlerinden Mutluluk Geçip Gitmez...
Göçmen Kuşlar Çığlık Çığlığa Üzerlerine Hasret Dökmez...
Gözleri Hep Işık Saçar,
Sevinç Dağıtır... 
Ve Onlar Sonsuzlukta O İzi Hep Taşırlar...

Umutsuzluk İnsanlara Yakışmaz! 
Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Hazineleri Sınırsızdır... 
Gün Gelir O da Okur Bir Şiirde Kendini,
Sabahın İlk Işığında Gözlerinden Öper Seni...

Her Şey Bir Tarafa, 
Mühim Olan Uzaklık Değil, 
Birkaç Yüz Kilometre Ötende de Olsa, 
Sevgi Yeter...  



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.