Bazen Yazmak İstemez İnsan...
Kelimelerin Altında Kalmaktan Korkar,
Cümle Kuramaz...
Yazar da Yazamaz...
Kurduğu Cümlelerin Anlamlarını Kendisi Bile Anlamaz...
Bazen de Yaşamak İstemez İnsan,
Susmak ister...
Yorulmamak,
Dağılıp Paramparça Olmamak...
Büyük Bir Kahırla Dalıp Uykuya,
Bir Daha Uyanmamak İster...
Ne Zaman Başlasam Yüreğimin Akibetini Şu Bloga Aktarmaya,
İçimde Yoğruluyor Adını Veremediğim Sancılar...
Her Yönden Paramparça Bir Benliğe Sahibim Ya?
Taşıyamıyor Yüreğim Hüzünler Eskisi Gibi...
Bir Şeyler Var İçimde Tarifsiz...
Bir Şeyler Var Hücrelerimde,
Her Yönden Bana Yabancı,
Ruhuma Yabancı...
Bana Ait Olmayan,
Bende Yaşayan Bir Hayat Var...
Her Şey Bir Garip Geliyor Bugün Bana Bu Şehirde...
Gökyüzü,
Hava,
Deniz,
Aklım,
Gözlerim Bir Garip...
Yüreğim Daha Garip...
Bir Başka Esiyor Bugün Rüzgar Bu Şehirde...
Sözler Üzüntülü,
Yüzler Hüzünlü,
Hazanı Yaşıyorlar Sanki...
İçim Ölüm Vadisi,
Kalbim Sırat Köprüsü,
Geçsem Olmuyor,
Düşsem Olmuyor...
Koca Bir Şehir Var İçimde,
O Kadar Büyük ki,
Kayboluyorum İçinde...
Bir Çıkmazın İçinde,
Kayıp Bir Kent Gibi,
Sokaklarım Issız,
Sessiz,
Soğuk,
Karanlık...
Mevsimlerin Rengi Yok...
Her Mevsim Solgun,
Her Mevsim Hazan...
Anlamını Yitiren Saatlerle,
Kararan Umutlarla,
Geleceği Olmayan Yarınlarla,
Bir Şey Var İçimde Ağırlaşan,
Adını Bilemediğim,
Hiç Bir Şeye Benzetemediğim,
Ağrısını Ruhumda Hissettiğim...
Bu Aralar Çok Muhabbet Ediyorum Duvarlarla...
Her Gece Tekrar Tekrar Kayboluyorum Karanlıklarda...
Saat Acılarıma Doğru İlerliyor,
Dakikalar Hüzünlerimden Bir Dakika Ayrılmıyor...
Saniyeler Zaten Anlamsız Oluyor...
Önümde Umutlarımdan Örülmüş Bir Masa,
Üzerinde Dumanı Tüten Bir Fincan Sessizlik...
Yüreğimde Biriktirdiğim Kelimelerimin Kimi Kırılmış, Kimi Harf Harf Dökülmüş...
Kelime Bulamadığım Zamanlardayım...
Yan Yana Dizdiğim Sözcükler,
Birbirini Beğenmiyor,
Her Biri Ayrı Ayrı Duruyorlar...
Tüm Yaşamım Boyunca Yazdım Aslında Ben...
Yazmayı Hep Sevdim,
Sevincimi,
Hüznümü,
Teşekkürümü,
Sitemimi...
İçimde Kalanları Yazdım...
Dilim Kalemim Oldu,
Çözüldükçe Çözüldü...
Üzgün Olduğumda,
Canım Sıkkınken,
Hep Bloguma Başvurur,
Onunla Dertleşirdim Adeta...
O Hep Dinlerdi Beni...
Kimseye Anlatamadıklarım,
Anlatsam da Tam Anlamıyla Anlaşılamadığım Zamanlarda,
Hep Blogum Yanımda Oldu...
Yazmak Rahatlatırdı Beni,
Hayattan Bir Parça da Olsa Uzaklaştırırdı...
Son Günlerde Çıkmaz Sokak Aralarında Dolanıyor Gibiyim...
Hangi Yöne Kaçsam Bir Çıkış Yolu Bulamıyorum...
Bazen Anlatamaz,
Susarsın Ya Hani Kendi İçinde?
Hükmünü Beklersin Ya Sessiz ve Çaresizce?
Can Kırıkları Dolar Ya Kalbinin Her Köşesine?
Batar,
İçten İçe Acıtır Ya?
Hani Geceler Vardır Ya?
Yıldızlar Dökülür Gökyüzünden...
Sessiz Hıçkırıklar Duyulur Gecenin Koynundan...
Yırtar Gecenin Sessizliğini...
Böler Kurulan Güzel Hayalleri...
Yüreğinde Fıtrınalar Kopar O An...
Yıldırım Gibi Çakar Yürekte...
Solar Gönül Bahçenin Çiçekleri...
Üşür,
Titrersin Zemherilerde...
Hani Karanlık Geceler Vardır Ya,
Bütün Acımasızlığıyla Giyinir Seni...
Dünyada Ne Kadar Acı Varsa,
Yükler Omuzlarına...
Çökersin Yavaş Yavaş...
Bir Işık Ararsın,
Bütün Işıklar Kararır...
Bir Umut Ararsın,
Umut Yolların Tıkanır...
Bir Hayal Kurarsın,
Koşarsın Peşinden Yorulursun,
Yenilirsin,
Üzülürsün...
Acıdan Kaçarsın,
Uyanmak İstemezsin...!
Bilirsin ki Uyandığın Zaman Canın Çok Yanacaktır...
Hani Onca Kalabalığa Rağmen Sessizliğin Kol Gezdiği Günler Vardır,
Ürkütür Hani İnsanı...
Bir Huzursuzluk,
İç Sıkıntısı Çöreklenir Her Bir Hücrene...
Nedeni Sorulsa;
En Ufak Elle Tutulur Bir Cevap Bulunamaz...
Korku Değildir Aslında O,
Endişe Hiç Değil,
Tarifi Mümkün Olmayan Bir Buhran Halidir Sadece...
Ama O Nedensizlikler İçinde Onlarca Neden Vardır ki;
İtirafı Yapılmaz,
Yapılmamalı...
Çünkü;
Sessizliğinde Bir Sesi Olduğuna İnanıyorum;
Yoksa Bu Beynimin İçindeki Seslerin Susmamasının Başka Bir Açıklaması Olamaz...
Varlık İçinde Yokluğu,
Yoklukta Varlığını Bulmak...
Her Ne Olursa Olsun Hiç Kimseye Anlatamamak...
Sessiz Kalmak...
Kendi Kurduğun Bir Dünya İçinde Yaşamak Çok Kolay Değil...
Kaç Beyaz Sayfa Eskittim Hayat Yolunda?
Kaç Cevapsız Soru Kaldı Cevabını Alamadığım?
Kaç Kapı Yüzüme Çarpılıp Arkasında Kaldım?
Kaç Sorgusuz,
Sualsiz Gidişlere Ağladım?
Vazgeçişler Mümkün Değilken,
Kaç Bahane Sürdüm Önüme?
Her Gün,
Her Gece Hüznü Sürüp Kaleme,
Gecenin Karnlığına Kaç Şiir Sakladım?
Uzun Soluklu Bir Besmele Kuşanıp,
Kaç Kez Yetiştim Koşar Adım Yanlızlığıma?
Kaç Kez Kanrevan Oldu Seslenişlerim?
Kaç Suskuda Kilitlendim?
Benim İçin Yaşam Uyku Gibiydi...
Rüyalar Gördüm,
Kabuslarla Terledim...
Biliyordum Rüyaydı,
Kabustu,
Ama Görmeye Devam Ettim...
Artık Yakalayıp,
Kendime Çevirebileceğim Bir Noktası Kalmadı Hayatın...
Neye Elimi Atsam Koskoca Bir Bahtsızlık Avuçlarımda Taşıyamadığım...
Güçlü Olmasam da,
Zoru Başararak Güçlü Gösterebiliyorum Kendimi...
Hem En Zoru da O Değil miydi?
Oysa Ne Cümleler Var Biriken İçimde...
O Kadar Tükenmişliğe Uğramış ki Bir Yanım
O Gücü Bile Bulamıyorum Artık Kendimde...
Hayat Benden Eksiltmeye Devam Ediyor Hala...
Umutlarımı Bir Bir Alıyor Yarınlarımdan...
Her Şey Biraz Üşüyor,
Biraz da Ölü...
Ağacın Dalından Kopan Yaprak,
Döner mi Tekrar Bedenine?
Düşüp Savrulduktan Sonra Esintinin İçinde,
Çaresizce Uçup Giderse Anlamsız,
Yitirdiği Umudunu Gömmez mi Yüreğine Sessizce?
Kaybolup Gitmez mi Onu Geri Getirmeyecek Fırtınaların İçinde?
Gülümseyişimin İçine Sıkıştırılmış Hüzün Kokusu Var Artık Yüzümde...
Bir Kuru Dalın Suya Özlemi Gibi Yüreğim...
Kolayca Kırılıverecek,
Küçücük Bir Kıvılcımla Kor Olacak,
Yanıp Tutuşacak,
Kül Olup Kaybolacak,
İçi Kor Gibi Yanacak,
Tükenip Gidecek Gibi...
Gökyüzünden Kayan Yıldızların,
Bir Anda Kaybolması Gibi...
Dipsiz Bir Kuyuya Atılan,
Çıkması İmkansız Taş Gibi...
Sanki Mühürlemiş,
Açılmasın Diye Kilitler Vurulmuş Kaderime...
Hevesler,
Hayaller,
Umutlar Çok Görülmüş Bana...
Yavaş Yavaş Azalıyor Gücüm,
Yavaş Yavaş Tükeniyor Bedenim...
Ay Kararmış,
Yıldızlar Sönmüş,
Güneş Doğmuyor Gözlerime...
Her Gün Başka Acılar Doğuruyor Yüreğim... Derinliklerinde,
Yazmaya Gücü Yok Artık Parmaklarımın,
Ki Mutsuz ve Yorgun Cümlelerim...
Yazılacak Bir Şeyde Kalmadı,
Yazmak Bende Anlamını Yitirdi...Bakışlarım Solgun,
Dünyadan Bezginliğim mi?
Dünyalar Kadar Eski...
Fazlasıyla Yorgun,
Fazlasıyla Kırgın,
Fazlasıyla Bıkkınım...
Şiirler Bitti...
Baharım Sona Erdi..
Yavaş ve Sessiz Bir Yok Oluş Var İçimde...
Kelimelerin Altında Kalmaktan Korkar,
Cümle Kuramaz...
Yazar da Yazamaz...
Kurduğu Cümlelerin Anlamlarını Kendisi Bile Anlamaz...
Bazen de Yaşamak İstemez İnsan,
Susmak ister...
Yorulmamak,
Dağılıp Paramparça Olmamak...
Büyük Bir Kahırla Dalıp Uykuya,
Bir Daha Uyanmamak İster...
Ne Zaman Başlasam Yüreğimin Akibetini Şu Bloga Aktarmaya,
İçimde Yoğruluyor Adını Veremediğim Sancılar...
Her Yönden Paramparça Bir Benliğe Sahibim Ya?
Taşıyamıyor Yüreğim Hüzünler Eskisi Gibi...
Bir Şeyler Var İçimde Tarifsiz...
Bir Şeyler Var Hücrelerimde,
Her Yönden Bana Yabancı,
Ruhuma Yabancı...
Bana Ait Olmayan,
Bende Yaşayan Bir Hayat Var...
Her Şey Bir Garip Geliyor Bugün Bana Bu Şehirde...
Gökyüzü,
Hava,
Deniz,
Aklım,
Gözlerim Bir Garip...
Yüreğim Daha Garip...
Bir Başka Esiyor Bugün Rüzgar Bu Şehirde...
Sözler Üzüntülü,
Yüzler Hüzünlü,
Hazanı Yaşıyorlar Sanki...
İçim Ölüm Vadisi,
Kalbim Sırat Köprüsü,
Geçsem Olmuyor,
Düşsem Olmuyor...
Koca Bir Şehir Var İçimde,
O Kadar Büyük ki,
Kayboluyorum İçinde...
Bir Çıkmazın İçinde,
Kayıp Bir Kent Gibi,
Sokaklarım Issız,
Sessiz,
Soğuk,
Karanlık...
Mevsimlerin Rengi Yok...
Her Mevsim Solgun,
Her Mevsim Hazan...
Anlamını Yitiren Saatlerle,
Kararan Umutlarla,
Geleceği Olmayan Yarınlarla,
Bir Şey Var İçimde Ağırlaşan,
Adını Bilemediğim,
Hiç Bir Şeye Benzetemediğim,
Ağrısını Ruhumda Hissettiğim...
Bu Aralar Çok Muhabbet Ediyorum Duvarlarla...
Her Gece Tekrar Tekrar Kayboluyorum Karanlıklarda...
Saat Acılarıma Doğru İlerliyor,
Dakikalar Hüzünlerimden Bir Dakika Ayrılmıyor...
Saniyeler Zaten Anlamsız Oluyor...
Önümde Umutlarımdan Örülmüş Bir Masa,
Üzerinde Dumanı Tüten Bir Fincan Sessizlik...
Yüreğimde Biriktirdiğim Kelimelerimin Kimi Kırılmış, Kimi Harf Harf Dökülmüş...
Kelime Bulamadığım Zamanlardayım...
Yan Yana Dizdiğim Sözcükler,
Birbirini Beğenmiyor,
Her Biri Ayrı Ayrı Duruyorlar...
Tüm Yaşamım Boyunca Yazdım Aslında Ben...
Yazmayı Hep Sevdim,
Sevincimi,
Hüznümü,
Teşekkürümü,
Sitemimi...
İçimde Kalanları Yazdım...
Dilim Kalemim Oldu,
Çözüldükçe Çözüldü...
Üzgün Olduğumda,
Canım Sıkkınken,
Hep Bloguma Başvurur,
Onunla Dertleşirdim Adeta...
O Hep Dinlerdi Beni...
Kimseye Anlatamadıklarım,
Anlatsam da Tam Anlamıyla Anlaşılamadığım Zamanlarda,
Hep Blogum Yanımda Oldu...
Yazmak Rahatlatırdı Beni,
Hayattan Bir Parça da Olsa Uzaklaştırırdı...
Son Günlerde Çıkmaz Sokak Aralarında Dolanıyor Gibiyim...
Hangi Yöne Kaçsam Bir Çıkış Yolu Bulamıyorum...
Bazen Anlatamaz,
Susarsın Ya Hani Kendi İçinde?
Hükmünü Beklersin Ya Sessiz ve Çaresizce?
Can Kırıkları Dolar Ya Kalbinin Her Köşesine?
Batar,
İçten İçe Acıtır Ya?
Hani Geceler Vardır Ya?
Yıldızlar Dökülür Gökyüzünden...
Sessiz Hıçkırıklar Duyulur Gecenin Koynundan...
Yırtar Gecenin Sessizliğini...
Böler Kurulan Güzel Hayalleri...
Yüreğinde Fıtrınalar Kopar O An...
Yıldırım Gibi Çakar Yürekte...
Solar Gönül Bahçenin Çiçekleri...
Üşür,
Titrersin Zemherilerde...
Hani Karanlık Geceler Vardır Ya,
Bütün Acımasızlığıyla Giyinir Seni...
Dünyada Ne Kadar Acı Varsa,
Yükler Omuzlarına...
Çökersin Yavaş Yavaş...
Bir Işık Ararsın,
Bütün Işıklar Kararır...
Bir Umut Ararsın,
Umut Yolların Tıkanır...
Bir Hayal Kurarsın,
Koşarsın Peşinden Yorulursun,
Yenilirsin,
Üzülürsün...
Acıdan Kaçarsın,
Uyanmak İstemezsin...!
Bilirsin ki Uyandığın Zaman Canın Çok Yanacaktır...
Hani Onca Kalabalığa Rağmen Sessizliğin Kol Gezdiği Günler Vardır,
Ürkütür Hani İnsanı...
Bir Huzursuzluk,
İç Sıkıntısı Çöreklenir Her Bir Hücrene...
Nedeni Sorulsa;
En Ufak Elle Tutulur Bir Cevap Bulunamaz...
Korku Değildir Aslında O,
Endişe Hiç Değil,
Tarifi Mümkün Olmayan Bir Buhran Halidir Sadece...
Ama O Nedensizlikler İçinde Onlarca Neden Vardır ki;
İtirafı Yapılmaz,
Yapılmamalı...
Çünkü;
Sessizliğinde Bir Sesi Olduğuna İnanıyorum;
Yoksa Bu Beynimin İçindeki Seslerin Susmamasının Başka Bir Açıklaması Olamaz...
Varlık İçinde Yokluğu,
Yoklukta Varlığını Bulmak...
Her Ne Olursa Olsun Hiç Kimseye Anlatamamak...
Sessiz Kalmak...
Kendi Kurduğun Bir Dünya İçinde Yaşamak Çok Kolay Değil...
Kaç Beyaz Sayfa Eskittim Hayat Yolunda?
Kaç Cevapsız Soru Kaldı Cevabını Alamadığım?
Kaç Kapı Yüzüme Çarpılıp Arkasında Kaldım?
Kaç Sorgusuz,
Sualsiz Gidişlere Ağladım?
Vazgeçişler Mümkün Değilken,
Kaç Bahane Sürdüm Önüme?
Her Gün,
Her Gece Hüznü Sürüp Kaleme,
Gecenin Karnlığına Kaç Şiir Sakladım?
Uzun Soluklu Bir Besmele Kuşanıp,
Kaç Kez Yetiştim Koşar Adım Yanlızlığıma?
Kaç Kez Kanrevan Oldu Seslenişlerim?
Kaç Suskuda Kilitlendim?
Benim İçin Yaşam Uyku Gibiydi...
Rüyalar Gördüm,
Kabuslarla Terledim...
Biliyordum Rüyaydı,
Kabustu,
Ama Görmeye Devam Ettim...
Artık Yakalayıp,
Kendime Çevirebileceğim Bir Noktası Kalmadı Hayatın...
Neye Elimi Atsam Koskoca Bir Bahtsızlık Avuçlarımda Taşıyamadığım...
Güçlü Olmasam da,
Zoru Başararak Güçlü Gösterebiliyorum Kendimi...
Hem En Zoru da O Değil miydi?
Oysa Ne Cümleler Var Biriken İçimde...
O Kadar Tükenmişliğe Uğramış ki Bir Yanım
O Gücü Bile Bulamıyorum Artık Kendimde...
Hayat Benden Eksiltmeye Devam Ediyor Hala...
Umutlarımı Bir Bir Alıyor Yarınlarımdan...
Her Şey Biraz Üşüyor,
Biraz da Ölü...
Ağacın Dalından Kopan Yaprak,
Döner mi Tekrar Bedenine?
Düşüp Savrulduktan Sonra Esintinin İçinde,
Çaresizce Uçup Giderse Anlamsız,
Yitirdiği Umudunu Gömmez mi Yüreğine Sessizce?
Kaybolup Gitmez mi Onu Geri Getirmeyecek Fırtınaların İçinde?
Gülümseyişimin İçine Sıkıştırılmış Hüzün Kokusu Var Artık Yüzümde...
Bir Kuru Dalın Suya Özlemi Gibi Yüreğim...
Kolayca Kırılıverecek,
Küçücük Bir Kıvılcımla Kor Olacak,
Yanıp Tutuşacak,
Kül Olup Kaybolacak,
İçi Kor Gibi Yanacak,
Tükenip Gidecek Gibi...
Gökyüzünden Kayan Yıldızların,
Bir Anda Kaybolması Gibi...
Dipsiz Bir Kuyuya Atılan,
Çıkması İmkansız Taş Gibi...
Sanki Mühürlemiş,
Açılmasın Diye Kilitler Vurulmuş Kaderime...
Hevesler,
Hayaller,
Umutlar Çok Görülmüş Bana...
Yavaş Yavaş Azalıyor Gücüm,
Yavaş Yavaş Tükeniyor Bedenim...
Ay Kararmış,
Yıldızlar Sönmüş,
Güneş Doğmuyor Gözlerime...
Her Gün Başka Acılar Doğuruyor Yüreğim... Derinliklerinde,
Yazmaya Gücü Yok Artık Parmaklarımın,
Ki Mutsuz ve Yorgun Cümlelerim...
Yazılacak Bir Şeyde Kalmadı,
Yazmak Bende Anlamını Yitirdi...Bakışlarım Solgun,
Kelimelerim Sessizliğin Karanlık Sokağında...
Uçurumlar Var İçimde,
Anlatılmaz Bir Şeylerin Yorgunluğu...
Nerede Yitirdim ki Kendimi;
Kalemim Kağıda Gitmiyor,
Gelmiyor Cümleler Dilime...
İhtiyac Duymuyorum Artık Neden'lere,
Niye'lere,
Niçin'lere…
Nasıl'lara Takılmıyor Aklım...
Sessizliğin En Acı Hatıraları Alıp,
Yürek Yangınlarıma Anlatmaya,
Uykusuz Gecelerime Doğan Hayalleri Alıp,
Rüyalarımda Hasretlere Dalmaya İhtiyaç Duymuyorum...
Sustum Aynalara...
Sustum Sustuklarıma...
Yazmadıklarıma...
Hissettiklerime...
Yaşadıklarıma...
Her Şey Sağır İçimde... Dünyadan Bezginliğim mi?
Dünyalar Kadar Eski...
Fazlasıyla Yorgun,
Fazlasıyla Kırgın,
Fazlasıyla Bıkkınım...
Şiirler Bitti...
Baharım Sona Erdi..
Yavaş ve Sessiz Bir Yok Oluş Var İçimde...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.