24 Eylül 2026 Perşembe

Gönlümün Göğündeki Aşk Ağacı!

Bazen Kuş Olmak İster Ya İnsan? 
Sitem Edip Tüm Yaşanmışlıklara, 
Süzülüp Gitmek İçin Uzaklara... 

Bazen Kelimelerle Dans Eder Ya İnsan? 
Sevgisini En Güzel Anlatmak, 
Hasretin Kokusunu Almak İçin... 

Bazen Yağmura Sarılmak İster Ya İnsan? 
Yüreğini Söndürmek, 
Ağladığını Saklamak İçin... 

Bazen Öyle An'lar Olur Ya? 
Gülersin Yüreğinin Acısını Bastırmak Pahasına... 
Gözlerinle Konuşursun, 
Kelimeler Yetmez Anlatmaya İçinde Taşıdığın Sevgiyi... 
Korkarsın İncitilmekten... 
Haykırmak Gelse de, 
İçinden Fısıltıyla Söylersin "Seni Seviyorum"ları... 

Bazen Uzak Durmak Zorunda Kalırsın Ya Sevdiğinden? 
Hani Cehenneme Düşer Yüreğin...
Ölmek İçin Yalvarırsın Yaratana, 
Ama Ölmek Bile Yazılmamıştır Alnına...

Bazen de Kapılırsın Ya Ümitsiz Bir Sevdaya? 
Sebebini, 
Nedeni Bilmediğin, 
Adına Sevgi Dediğin Bir Yalnızlığa... 
Yanan da Sen,
Kaybolan da Sen Olursun... 

Bazen Yürek Sonbaharı Yaşar Ya? 
Kalbindeki Yazılı İsim,  
Tek Tek Yapraklarını Döker...
Gözlerinde Yorgun Bakışlar, 
Ruhunda Hüznün Sancısı, 
Üşürsün Yangınların Ortasında... 
Yürek Kanayıp Durur Sevdanın Yarasında... 

Bu Gün İçimden Geleni Değil, 
İçimden Gideni Yazıyorum... 
Hislerimi Anlatabilecek Kelimem Yok...
Cümlem Yok... 
Harfim Yok...
Tanımım Yok... 
Sesim Bile Yok...
Son Paylaşımımı Olmaktan Çok,
Çok Yorulduğum Bir Yerden Yazıyorum...
Burası Umutların Tükenip, 
Hayallerin Uçuruma Sürüklendiği, 
Düşlerin Karanlığa Gömüldüğü Yer... 

Ve Ben Yıllarca Yürek Kalemimin Bana Usul Usul Fısıldadığı Yürek Esintilerimi, 
Acılarımı, 
Hüzünlerimi, 
Özlemlerimi Paylaştım...
İçimde Fırtınalar Koparken, 
Dışımda Sükünetin Çığlık Atışlarıydı Çaresizliğim...
Her Şeyi Buraya, 
Yani Yüreğim Dediğim Bloga Yazdım...
O Yokken Neler Yaşadığımı, 
Nasıl Acı Çektiğimi, 
Geçmişimi Ardımda Bırakıp Ona, 
Sadece Ona Gitmeyi, 
Tüm Yolları Bitirip, 
Bin Bir Sokaktan Geçip Ona Gitmek İstediğimi Yazdım...
İliklerime Kadar Ona Üşüdüğümü, 
Onsuz Geçen Geceleri, 
Onsuz Başlayan Günleri, 
O Yokken Her Şeyi Nasıl Kaybettiğimi Yazdım...
Şimdi Etrafımı Saran Sancılı Kelimelerle, 
Onun Yokluğuna, 
Acıttıklarına, 
Özlettirdiklerine Tekrar Tekrar Yazmak Çok Zor...

Bir Gün Yolum Onunla Kesişti...
Onda Aradığım Her Şeyin Var Olduğunu Hissettim...  
Onu Sevdim, 
Ona Aşık Oldum...
Sevdam Azar Azar İçimde Büyüdü; 
Kökü Yüreğimde, 
Yaprakları Gönlümün Göğünde Aşk Ağacı Oldu...
Bütün Mevsimleri Bir Günde, 
Bütün Yılları Bir Mevsimde Yaşamaya Razıydım Onunla...
Aşıktım Ona Delice, 
Özgürce, 
Korkmadan Söyledim Sevdiğimi, 
Onun Gözlerinde Başladı, 
Onun Yüreğinde Bitti Ona Dair Kurduğum Cümleler, 
Benim İçin Artık Aşk, 
Onun Gözlerinde Kaybolmak, 
Nefesinde Acıyı ve Tatlıyı Tatmak,
Varlığıyla Huzur Bulmak,  
Kokusuyla Nefes Almaktı... 
Benim İçin Aşk, 
Onun İçin Yaşamak, 
Gözlerime Takılan Bakışlarında Hissetmekti Kalp Atışlarımı...

Evet!
Ben Sonu Olacak Gibi Değil, 
Sonu Olmayan Bir Düş Gibi, 
Hiç Bitmeyecek Hayal Gibi, 
Ömrümü Avuçlarına Bırakacak Kadar Sevmiştim Onu...

Onu Anlatacağım Cümlelerim Bitti...
Kapıldığım mı? 
Galiba Mavi Bir Düş'tü!
Gözyaşlarım Hiç Dinmiyor...
Göğsümün Tam Ortasında ki Bu Koca Yük,
Hiç Gitmiyor...

Yastığım Alıştı Gözyaşlarımın Islaklığına... 
Dışarda Deli Gibi Yağan Yağmur,
Yanlızlığıma Ortak Oluyor Sesiyle...
İçime Hapsettiğim Sesi ve Kokusu Yetmeyecek Biliyorum Bana Bu Gece...
Nankörlük Edip Onu  İsteyecek Yüreğim Delice... 
Öyle Bir An Gelecek ki; 
Hasreti Beni Delirtecek!
Söz Geçmeyecek O An Gönlüme...
Haykırışlar Yorgun Düşürecek Bedenimi...
Hayaliyle Bir Gün Daha Onunla, 
Ama Onsuz Bitecek İşte!

Yeniden Hayallerde Dolaşmak İsterdim Nefes Nefese... 
Yüreğim Kıpır Kıpır, 
Aşka Giden Yolda Kanatlanıp, 
Bulutları Aşk'a Katmak İsterdim...
Yazdığım Şiirlere Sığmasın İsterdim Hayali...
Gözlerinin Gökyüzünde Yağmur Olmak, 
Her Yalnızlık Ortasında, 
Yalnızlığımla Sevmek İsterdim...
Yeniden Özleyebilmek,
Aşk'ı Yüreğinde Yaşayabilmek,
Ve Geceler Boyu Düşmek İsterdim Yağmurlu Uykulara...
Özlüyorum Diyebilmek İsterdim... 
Sınırsızlığın Koynunda, 
Özlenebilmek Birazda...
Hüzünbaz Bir Gece Daha Çalsın İstemezdim Penceremi... 
Tutturduğum Sessizliğin Türküsü,
İlk Işıklara Kadar Sürsün, 
Yüreğim Semada Asılı Kalsın İstemezdim... 
Gelsin İsterdim...
Tutsun Ellerimi Ellerinde... 
Üşüdükçe Bedenim, 
Isıtsın İsterdim Gözbebeklerinde...
Hazanı Bitsin İsterdim Gönlümün... 
Uykularım Ayaz 
Sabahlarım Hüzün Sarısı Olmasın İsterdim...
_________________________________________
Çok Sevmişti Kadın Onu...
Herşeyin Üstünde Sevmişti...
Delicesine, 
Kör Olmuşçasına, 
Herşeye Sırtını Dönercesine, 
Kalbini Parçalara Ayıra Ayıra Sevmişti...
Yanarak, 
Tutuşarak, 
Titreyerek, 
Her Nefeste Adını Soluyarak, 
Özleyerek, 
Ağlayarak Sevmişti...

Çok Sevmişti Kadın Onu,
Hem'de Çok Sevmişti...
Atan Kalbinin Sesinde, 
Nefesinin Sıcaklığında,
Ona Baktığı Gözlerinin Işıltısında Sevmişti...
Yeryüzünde Yaşanmış,
Ve Yaşanılan Tüm Aşkları "Ben Aşkı Yaşadım" Diyenleri Kıskandıracak Kadar Çok Sevmişti...
O Aşkın En Acımasızını, 
En Çaresizini, 
En İmkansızını Yaşadı...
Bu Aşk Onu Yerden Yere Vurup, 
Tüm Ruhunu Yara Bere İçinde Bıraktı, 
"Bir Damla Sevgi" Beklerken, 
Acının En Tarifsizini Yaşadı...

Artık Kelimeleri Suskun,
Cümleleri Durgun, 
Umutları Sürgün, 
Hayalleri Yorgun...
Akşamın Hüznü Çökerken Odasına 
Kendinden Bile Gizlediği, 
Yüzüne İnen Tokat Misali Gerçeklerle, 
Yaşanmışlıklar İçerisinde Boğuluyor...
İçi İçine Sığmıyor!
Kalbi Ağrıyor, 
Taşıyamıyor Bu Derin Hüznü...
Sonsuzluğun Gözyaşlarına Değdiği Yerde, 
İçinde Hasret, 
Hasretinde Ateş,
Sessiz Sedasız Çığlıklarını Dinliyor … 
Mavinin Siyaha Çaldığı Renkte,
Alev Alev Üşüyor, 
Işığında Bir Gölge Aydınladınkça,
Karanlığa Düşüyor... 
Yıkılan Duyguları, 
Kaybolan Umutları Onu O Kadar Üzüyor ki, 
Vurgun Yemiş Duygularının İçinde Yaşattığı Fırtınalar O Kadar Etkili, 
O Kadar Çalkantılı ki; 
Anlatmak İstese de Anlatamıyor...


Hiç Böyle Olmamıştı...
Yaşama Böyle Yılgın, 
Böylesine Soğuk, 
Böylesine Uzaktan Hiç Bakmamıştı...

Ah! 
Bir Anlatabilseydi, 
Sığdırabilseydi Aşkını Mısralarına,
Sığdırabilseydi Sevdasını Satırlara, 
Bir Buruk Tebessüm Gibi Savrulmazdı Zamanın Çarkında...

Evet Sevmişti Kadın Onu, 
Sonunu Düşünmeden, 
Gelecek Beklemeden,
Hiçbir Şey İstemeden Sevmişti...
Şimdi Ne Yapsa Olmuyor...
Ne Adı,
Ne Kokusu Yüreğinden Silemiyor...
Kırılmış Kolu Kanadı, 
Nefes Alamıyor.... 

Her Büyük Aşkın Bir Bedeli Vardır Ya Ödenmesi Gereken?
O da Şimdi Elinde Bir Resim,
İçini Acıtan,
Canını Yakan İmkansız Aşkına,
Odasında Ağır Bir Bedel Ödüyor...!
Kaderin Alnına Yazdığı Yazgısını Çekiyor, 

Ve Artık Yazamıyor, 
Çok Sevdiği İnsana Bile Birşeyler Karalayamıyor, 
Yürek Kalemi Ona Çok Şeyler Fısıldasa da,
İçinde Karşı Koyamadığı, 
Yüreğine Yayılmasını Engelleyemediği Duygular Olsa da,
O Bunları Kaleme Alamıyor...

Oysa Onu Hayatında Hiç Sevilmediğin Kadar Sevebilirdi, 
Öyle Çok Severdi ki; 
Doyururdu Sevdaya...
Öyle Büyük Bir Ateş Yakardı ki Kalbinde, 
Cesaret Edemezdi Kimse Yaklaşmaya...
Eğer İzin Verseydi,
Ömür Boyu Onu Sevebilir, 
Ömür Boyu Kalabilirdi Yüreğinde...
Hiç Bıkmadan,
Usanmadan,
Sadece Onun Gözlerine Bakabilir, 
Bir Ömür Sadece Onun Olabilirdi...
İzin Verseydi,
Yanından Nefes Alış Verişlerin Arasındaki Mesafe Kadar Bile Uzağa Gitmezdi!

Eğer Bilseydi Ona Olan Sevgisini,
Elini Değdirmeye, 
Unut Demeye Korkardı...
Eğer Bilseydi Ona Olan Aşk'ını,
Dokunmaya, 
Yok Etmeye Kıyamazdı!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.