Yaşadım...
Yaralandım...
İçimi Kanattım...
Dert Olan Ne Varsa,
Ne Kadar Yaşanabilirse,
O Kadar Yaşadım...
Dün Yoktu...
Yarın Olmasını İstesem de,
Belli ki Olmayacak...
Yarınlara Hiçbir Şey Taşınmayacak...
Yalnızlığımın Tenhası Umurumda Değil!
Ellerimdeki Sıcaklık Buz Kesse de,
Üşümüyorum...
Güneş Görmeyen Odamda,
Zincirlenmiş Özgürlüğümle,
Ellerim Bağlı,
Dudaklarım Kilitliyken,
Öğrendim İçime Sensizlik Çekebilmeyi,
Güzel Duygulara İhanet Etmeyi...
Artık Umutlarıma İnanç Tazelemiyorum...
Cam Kırıkları,
Hayal Kırıklıkları O Kadar Çok ki,
Son Limanım Bile Değil Umursadıklarım...
Umut Savaşını Kaybettikçe,
Acıları Büyütmeden,
Nefesimi Fazla Tüketmeden;
Sabahsız Gecelerimin,
Yarım Kalan Dualarımın,
Elimden Alınan Heyecanlarımın,
Yokluk İçinde Bırakıldığım Günlerin,
Kabuk Bağlamayan Yaralarımın,
Söz Dinlemeyen Umutlarımın,
Teselli Bulamayan Hüzünlerimin Üzerini Örtüm...
Atamadığım Adımlarımı Yok Saydım...
Bugün Diye Bir Şey Yok Avuçlarımda!
Herşey Geride Kaldı,
Korkularım Yer Değiştirdi...
Oyalanacak O Kadar Çok Derdim Oldu ki,
Kalbime Dokunanlar Ellerini Hiç Uzatmadı Soğuk İklimlerime...
Topladım İçimde Biriken Ne Varsa,
Dağıttım Hüzün Rüzgarlarını...
Ben Beni Kaybettiğim Sonlardayım...
Kimse Merak Etmesin,
Ben Talimliyim!
Yasımı İçimde Tutarım...
Yollarda Bir Başıma Dolanır;
Kendimi Kendimden Bile Saklarım...
Yalnızlığımın Tek Kişilik Kalabalığında,
Yastığıma Akıtırım Sancılarımı...
Gönlümün Tünellerinden,
Kırık Dökükte Olsa,
Kendi Başıma Çıkarım...
Kimsenin Aklı,
Fikri,
Ruhu Karışmasın...
Yok Yok,
Hiç Kırgın Değilim...
Gittikçe Çoğalan Yalnızlıkta,
Avuç Açtığım Umutlarda,
İçimde Unutulmuş Karanlıkta,
Kadersizliğimin Ortasında!
Gülüşlerinden Yarını Tatmak Zaten İmkansızdı!
İpler Koptu!
Tutamıyorum Hayatın Dizginlerini...
Hayatı mı?
Umursamıyorum!
Yaşamanın Verdiği Tat mı?
Çok Yavandı,
Yaralandım...
İçimi Kanattım...
Dert Olan Ne Varsa,
Ne Kadar Yaşanabilirse,
O Kadar Yaşadım...
Dün Yoktu...
Yarın Olmasını İstesem de,
Belli ki Olmayacak...
Yarınlara Hiçbir Şey Taşınmayacak...
Yalnızlığımın Tenhası Umurumda Değil!
Ellerimdeki Sıcaklık Buz Kesse de,
Üşümüyorum...
Güneş Görmeyen Odamda,
Zincirlenmiş Özgürlüğümle,
Ellerim Bağlı,
Dudaklarım Kilitliyken,
Öğrendim İçime Sensizlik Çekebilmeyi,
Güzel Duygulara İhanet Etmeyi...
Artık Umutlarıma İnanç Tazelemiyorum...
Cam Kırıkları,
Hayal Kırıklıkları O Kadar Çok ki,
Son Limanım Bile Değil Umursadıklarım...
Umut Savaşını Kaybettikçe,
Acıları Büyütmeden,
Nefesimi Fazla Tüketmeden;
Sabahsız Gecelerimin,
Yarım Kalan Dualarımın,
Elimden Alınan Heyecanlarımın,
Yokluk İçinde Bırakıldığım Günlerin,
Kabuk Bağlamayan Yaralarımın,
Söz Dinlemeyen Umutlarımın,
Teselli Bulamayan Hüzünlerimin Üzerini Örtüm...
Atamadığım Adımlarımı Yok Saydım...
Bugün Diye Bir Şey Yok Avuçlarımda!
Herşey Geride Kaldı,
Korkularım Yer Değiştirdi...
Oyalanacak O Kadar Çok Derdim Oldu ki,
Kalbime Dokunanlar Ellerini Hiç Uzatmadı Soğuk İklimlerime...
Topladım İçimde Biriken Ne Varsa,
Dağıttım Hüzün Rüzgarlarını...
Ben Beni Kaybettiğim Sonlardayım...
Kimse Merak Etmesin,
Ben Talimliyim!
Yasımı İçimde Tutarım...
Yollarda Bir Başıma Dolanır;
Kendimi Kendimden Bile Saklarım...
Yalnızlığımın Tek Kişilik Kalabalığında,
Yastığıma Akıtırım Sancılarımı...
Gönlümün Tünellerinden,
Kırık Dökükte Olsa,
Kendi Başıma Çıkarım...
Kimsenin Aklı,
Fikri,
Ruhu Karışmasın...
Yok Yok,
Hiç Kırgın Değilim...
Gittikçe Çoğalan Yalnızlıkta,
Avuç Açtığım Umutlarda,
İçimde Unutulmuş Karanlıkta,
Kadersizliğimin Ortasında!
Gülüşlerinden Yarını Tatmak Zaten İmkansızdı!
İpler Koptu!
Tutamıyorum Hayatın Dizginlerini...
Hayatı mı?
Umursamıyorum!
Yaşamanın Verdiği Tat mı?
Çok Yavandı,
Bir O Kadarda Tatsızdı!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.