Burada Adını Koyamadığım Çok Şey Var...
Ruhum Her Geçen Gün Kanat Çırpıyor Ayrılıklara...
Vakit Sustukça Yolların Sonsuzluğunu,
Zorluğunu,
Saniyelerin Asırlara Dönüştüğü Zamanları,
Gözlerdeki Hasretin Burukluğunu,
iz Bırakmış Sevgilerin Acısını,
Ayrılıkların Adını,
Bir Gece İçinde Bin Bir Gece Yaşarken,
Gözlerden Kaç Damla Yaş Döküldüğünü,
Hastahanenin Soğuk Koridorlarında,
Hasret Köprüsü Kurulan Günleri,
Acıları Saklayan Sonbaharları,
İki Ufuk Arası Düşleri,
Bitmeyen Mevsimleri,
Geceleri Uykuları Bölen Kabusları,
Keşke Anlatmak Kolay Olsa...
Ki,
Ben,
Kırık Dökük Ne Varsa Boşluğa Bıraktım...
Alıştı Hepsine Yüreğim...
Duyguları Kurşuna Dizilen,
Yağmalanan,
Gündüzleri Çalınıp,
Yerine Geceler Koyulan,
Bir Yanı Alınıp,
Diğer Yarısına Kıyılan,
Yüreğinden Acımadan Vuralan,
Kuraklığa Mahkum Edilen Ben,
Anlam Yüklemiyorum Artık Varlığıma...
Taşacak Kadar Dolmuyor,
Kimsenin Hayatında Fazlalık Olmuyorum...
Benden Çok Uzaklarda,
Kendi Kendine Yaşamaya Çalışan,
Ama Bir Türlü Yaşayamayan,
Kayıp Bir İsim,
Kayıp Bir Şiirim...
İçimdeki Düğümü Çözemez Artık Hiçbir Şey...
Oysa Nasılda Haykırıyor İçimde,
Yazılmayı Bekleyen Şiirler...
Ki,
Ben,
Sessiz,
Issız Sokakları Üzerime Kilitledim,
Ayaklarıma Bin Bir Pranga Vurdum...
Bekleyişler,
Tenha Körlükler İçinde,
Son Bir Dilek Tutmadan,
Tüm Yıldızları Söndürdüm...
Bütün Gemileri Yaktım,
Köprüleri Yıktım...
Özlemeleri,
Sevmeleri,
Üzmeleri,
Sokaksız Şehirleri,
Yıldızsız Gökyüzünü Sana Bıraktım...
Kalbimin Sarayının Temelleri Yıkıldı...
Dünümü Sildim Geçmişimden...
Gönlüm Yorgun Çığlıklarla,
Bir Ömür Yetecek Kadar Gözyaşı Biriktirdi...
Gidebilirsin Artık Benden,
Hayalimden...
Çünkü Sen Artık Benim İçin,
Zamansız Söylenen Bir Türküsün!
İşte Sen Bu Kadarsın!
Ruhum Her Geçen Gün Kanat Çırpıyor Ayrılıklara...
Vakit Sustukça Yolların Sonsuzluğunu,
Zorluğunu,
Saniyelerin Asırlara Dönüştüğü Zamanları,
Gözlerdeki Hasretin Burukluğunu,
iz Bırakmış Sevgilerin Acısını,
Ayrılıkların Adını,
Bir Gece İçinde Bin Bir Gece Yaşarken,
Gözlerden Kaç Damla Yaş Döküldüğünü,
Hastahanenin Soğuk Koridorlarında,
Hasret Köprüsü Kurulan Günleri,
Acıları Saklayan Sonbaharları,
İki Ufuk Arası Düşleri,
Bitmeyen Mevsimleri,
Geceleri Uykuları Bölen Kabusları,
Keşke Anlatmak Kolay Olsa...
Ki,
Ben,
Kırık Dökük Ne Varsa Boşluğa Bıraktım...
Alıştı Hepsine Yüreğim...
Duyguları Kurşuna Dizilen,
Yağmalanan,
Gündüzleri Çalınıp,
Yerine Geceler Koyulan,
Bir Yanı Alınıp,
Diğer Yarısına Kıyılan,
Yüreğinden Acımadan Vuralan,
Kuraklığa Mahkum Edilen Ben,
Anlam Yüklemiyorum Artık Varlığıma...
Taşacak Kadar Dolmuyor,
Kimsenin Hayatında Fazlalık Olmuyorum...
Benden Çok Uzaklarda,
Kendi Kendine Yaşamaya Çalışan,
Ama Bir Türlü Yaşayamayan,
Kayıp Bir İsim,
Kayıp Bir Şiirim...
İçimdeki Düğümü Çözemez Artık Hiçbir Şey...
Oysa Nasılda Haykırıyor İçimde,
Yazılmayı Bekleyen Şiirler...
Ki,
Ben,
Sessiz,
Issız Sokakları Üzerime Kilitledim,
Ayaklarıma Bin Bir Pranga Vurdum...
Bekleyişler,
Tenha Körlükler İçinde,
Son Bir Dilek Tutmadan,
Tüm Yıldızları Söndürdüm...
Bütün Gemileri Yaktım,
Köprüleri Yıktım...
Özlemeleri,
Sevmeleri,
Üzmeleri,
Sokaksız Şehirleri,
Yıldızsız Gökyüzünü Sana Bıraktım...
Kalbimin Sarayının Temelleri Yıkıldı...
Dünümü Sildim Geçmişimden...
Gönlüm Yorgun Çığlıklarla,
Bir Ömür Yetecek Kadar Gözyaşı Biriktirdi...
Gidebilirsin Artık Benden,
Hayalimden...
Çünkü Sen Artık Benim İçin,
Zamansız Söylenen Bir Türküsün!
İşte Sen Bu Kadarsın!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.